62. Cannes Film Festivali sona erdi. Festival Sarayı’nda gerçekleşen törenle, Altın Palmiye ödülünün sahibi belli oldu. Cannes, bu yıl da dünya sinemasından farklı örnekleri ve renkli isimleri bir araya getirdi. Pedro Almodovar, Ken Loach, Quentin Tarantino gibi birbirinden başarılı yönetmenlerin imzası taşıyan filmlerle birlikte toplam 20 iddialı yapım Altın Palmiye için yarıştı.
Bu yılki Altın Palmiye ödülünü, Avusturyalı yönetmen Michael Haneke`nin "Das Weisse Band" isimli filmi kazandı. Fransız Jacques Audiard da "Un Prophete" isimli filmiyle büyük ödüle layık görüldü. En İyi Yönetmen ödülünü, "Kinatay" isimli filmiyle Filipinli yönetmen Brillante Mendoza alırken, Jüri Özel Ödülü İngiliz yönetmen Andrea Arnold`un "Fish Tank" isimli filmi ile Güney Koreli yönetmen Park Chan-wook`un, "Thirst, Ceci Est Mon Sang" isimli filmine verildi. Festivalde, En İyi Senaryo ödülünü de Çinli Lou Yee`nin "Nuits D`ivresse Printaniere" isimli filmi aldı. Fransız oyuncu Charlotte Gainsbourg, Lars von Trier`in "Antichrist" filmiyle En İyi Kadın Oyuncu ödülünü, Avusturyalı Christoph Waltz da Quentin Tarantino`nun, "Inglourious Basterds" isimli filmindeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. 86 yaşındaki Fransız yönetmen Alain Resnais de şu ana kadarki çalışmalarından dolayı Özel Ödül`e layık görüldü. Altın Palmiye için yarışan filmlerin dışındaki kategorilerde gösterilen 26 film içinde Avusturyalı Warwick Thornton`un "Samson et Delilah" isimli filmi Altın Kamera ödülünü kazandı. 62. Cannes Film Festivali, Jan Kounen`nin yarışma dışı gösterilen "Coco Chanel et Igor Stravinsky" isimli filminin gösterimiyle sona erdi.
Kaynak:ntvmsnbc
25 Mayıs 2009 Pazartesi
13 Mayıs 2009 Çarşamba
11 Mayıs 2009 Pazartesi
2009 ilkbahar dönemi ALES soru ve cevapları
Tam ve doğru dökümana ulaşmak için ekli linkin tamamını kopyalayarak,adres çubuğuna yapıştırınız :
http://www.osym.gov.tr/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFD4AF1EF75F7A7968801B9F90FA0A50AD
http://www.osym.gov.tr/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFD4AF1EF75F7A7968801B9F90FA0A50AD
9 Mayıs 2009 Cumartesi
Hanımlar ! Ofsayt'ı öğreniyoruz :)
Ucuzluktaki super cantayi almak icin Mango'ya girdiniz.
Sadece bir tane kalmis, o da kasanin (kale) hemen yaninda.
Ama bu cantanin tek taliplisi siz degilsiniz!
Çantayi gözune kestiren diger bir musteri (rakip oyuncu) de sizin hemen
yaninizda bitiveriyor.
Ikiniz de durumun farkindasiniz ve hizla kasaya (kaleye)
yöneliyorsunuz.
Tam o esnada; biraz önce bluz aldığınız Zara'da ödemeyi yaptıktan hemen
sonra calan cebinizi cevaplamak için cüzdanınızı çantanıza koymadan
arkadasiniza verdiginizi ve onda unuttugunuzu fark ediyorsunuz.
Bir yandan kasaya dogru kosarken diger yandan da elinizi havaya
kaldirarak arkanizda kalan arkadasinizdan cuzdani (topu) istiyorsunuz.
Öyle bir durumdasiniz ki, rakibinizin gerisinde kalirsaniz kasaya daha
uzak kalacaginiz icin avantajinizi kaybedeceksiniz ama eger arkaya
gecmez siniz arkadasinizdan uzak kaliyorsunuz ve arkadasiniz da o
kalabalikta size cuzdaninizi firlatamiyor, hersey bir an meselesi.
Bu durumda yapmaniz gereken rakibinizin arkasina gecip cuzdani (topu)
almaniz ve cuzdani ele gecirdikten sonra rakibinizi gecmeye calismaniz.
Iste ofsayt bu.
Top sana atildigi anda kaleye rakibinden daha yakin olamazsin.
Sadece bir tane kalmis, o da kasanin (kale) hemen yaninda.
Ama bu cantanin tek taliplisi siz degilsiniz!
Çantayi gözune kestiren diger bir musteri (rakip oyuncu) de sizin hemen
yaninizda bitiveriyor.
Ikiniz de durumun farkindasiniz ve hizla kasaya (kaleye)
yöneliyorsunuz.
Tam o esnada; biraz önce bluz aldığınız Zara'da ödemeyi yaptıktan hemen
sonra calan cebinizi cevaplamak için cüzdanınızı çantanıza koymadan
arkadasiniza verdiginizi ve onda unuttugunuzu fark ediyorsunuz.
Bir yandan kasaya dogru kosarken diger yandan da elinizi havaya
kaldirarak arkanizda kalan arkadasinizdan cuzdani (topu) istiyorsunuz.
Öyle bir durumdasiniz ki, rakibinizin gerisinde kalirsaniz kasaya daha
uzak kalacaginiz icin avantajinizi kaybedeceksiniz ama eger arkaya
gecmez siniz arkadasinizdan uzak kaliyorsunuz ve arkadasiniz da o
kalabalikta size cuzdaninizi firlatamiyor, hersey bir an meselesi.
Bu durumda yapmaniz gereken rakibinizin arkasina gecip cuzdani (topu)
almaniz ve cuzdani ele gecirdikten sonra rakibinizi gecmeye calismaniz.
Iste ofsayt bu.
Top sana atildigi anda kaleye rakibinden daha yakin olamazsin.
5 Mayıs 2009 Salı
27 Mart 2009 Cuma
Umudun Göğe Yükselişi
İyiyim, bir şeyim yok
Sade bir hayatım var şimdi
Camiden terapiste – terapistten camiye
Doktor beni gözlerimin de olduğuna
inandırmaya başladı
Dünyayı benimsedim, yadırgamadım çok
Evim gibi hissediyorum
Ellerim titremiyor o kelimeyi duyduğumda
Müzik susuyor ara sıra.. olsun
Acıdan çarpılmış suratlar, Anna Akhmatova
Evim gibi hissediyorum
Göğü bir şey kırıp geçiriyor boydan boya
Boyun eğdiriyor papatyaya ilk damla
Papatya da iyi,
bir şeyi yok aslında
Sade bir hayatı var onun da
Kımıldanıyor ilk damladan sonra
parmaklarım titriyor
Benimsedim hayır –sıcacık da yazları ayrıca..
Hem o da burada yaşıyormuş artık.
Değil mi, niçin üzülelim umut yoksa
Niçin gömülmesin ölmüş olan toprağa
Parmakları da gömülmesin –peki niçin?
Sıkılmıştır, gemiye göbeğinden bağlı astronot gibi
Ve kopmuşsa bağ, canlı da olsa aşk
Canlı da olsa değil mi, niçin gömülmesin cesedi
Camisi de olan bir uzaya..
** Bu şiir Selaahttin Yusuf tarafından yazılmış ve Haşmet Babaoğlu, Tarık Tufan, İsmail Kılıçarslan ve Tuğçe Özerdem'e ithaf edilmiş ...
Sade bir hayatım var şimdi
Camiden terapiste – terapistten camiye
Doktor beni gözlerimin de olduğuna
inandırmaya başladı
Dünyayı benimsedim, yadırgamadım çok
Evim gibi hissediyorum
Ellerim titremiyor o kelimeyi duyduğumda
Müzik susuyor ara sıra.. olsun
Acıdan çarpılmış suratlar, Anna Akhmatova
Evim gibi hissediyorum
Göğü bir şey kırıp geçiriyor boydan boya
Boyun eğdiriyor papatyaya ilk damla
Papatya da iyi,
bir şeyi yok aslında
Sade bir hayatı var onun da
Kımıldanıyor ilk damladan sonra
parmaklarım titriyor
Benimsedim hayır –sıcacık da yazları ayrıca..
Hem o da burada yaşıyormuş artık.
Değil mi, niçin üzülelim umut yoksa
Niçin gömülmesin ölmüş olan toprağa
Parmakları da gömülmesin –peki niçin?
Sıkılmıştır, gemiye göbeğinden bağlı astronot gibi
Ve kopmuşsa bağ, canlı da olsa aşk
Canlı da olsa değil mi, niçin gömülmesin cesedi
Camisi de olan bir uzaya..
** Bu şiir Selaahttin Yusuf tarafından yazılmış ve Haşmet Babaoğlu, Tarık Tufan, İsmail Kılıçarslan ve Tuğçe Özerdem'e ithaf edilmiş ...
13 Mart 2009 Cuma
Dinmeyen Alkışlar ! Cahide Sonku ...

"'Kimdir Cahide Sonku,' dedim. 'Benim için her zaman sinema önde geldi' dedi. 'Son arzunuz nedir' dedim. 'Yaşarken bütün sanatçıları alkışlarlar, son arzum beni öldükten sonra alkışlamaları' dedi."
Dün akşam Şehir tiyatrolarında sahnelenen 'dinmeyen Alkışlar' adlı oyunu izledim.Konu Cahide sonku'nun hayatı idi , konuyu önceden biliyordum ancak Cahide Sonku hakkında hiç bir bilgim yoktu.Sadece tanıdık bir isim ...
Oyun bittiğinde , Cahide Sonku'nun şaşalı gençlik yıllarını da ve bir o kadar da acılı yaşlılık zamanlarını da başarıyla oynayan Aslı Seçkin'i oyuncuları alkışladığımız sırada ağlarken görünce , üzüntüm daha da derinleşti. Şaşalı gençlik yılları dediğime aldanmayın , dışarıdan görünüşü bu ... İçinde hep yalnızlık taşıyan bu kadına,herkesin ona gıpta ederek bakarken , onun ise sadece sıcak bir yuva istediği bu kadına üzülmemek elde değil.Bir bilmediğim de günümüzün ünlü gece kulübü 'Cahide'nin adını bu güzel kadından almış olması.
Neler yaşadığını anlayabilmek için 'Dinmeyen alkışlar'ı izlemek gerekiyor sanırım.
1916 - 1981 yılları arasında yaşamış bu sinema ustasının 'Aysel Bataklı Damın Kızı' filmini izelemeyi kendime görev edinip , gittiği yerde huzura kavuşmuş olmasını diliyorum ...
**http://arsiv.sabah.com.tr/2005/09/17/cpsabah/gnc125-20050917-101.html
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

