- 9.4 kg 78 cm
- Yemek gördüğünde 'mamm ma' ve gel diyor
- Elinden tuttuğumuzda bize ağırlığını vermeden yürüyor, tek elini tuttuğumuzda çok korkuyor; iki elini de tutmamızı istiyor
- Kendi tutuna tutuna (buda duvar da dahil) her yere gidiyor
- Müzik çaldığında dizlerini kırıp, poposunu arkaya ata ata dans ediyor
- Akşam 19:30-20:00'da yatıyor, sabah 7'de kalkıyor. Arada bir kere biberonla mama içmek için ağlayarak kalkıyor
- Bezini bağlarken sabit durmuyor artık, balık gibi hoopp sağa sola dönüyor
- Banyo yapmayı, dışarı çıkmayı, insanların onunla ilgilenmesini, bulduğu her şeyi ağzına götürmeyi çok seviyor
10 Ağustos 2012 Cuma
11 aylık bebeğim neler yapar oldu?
9 Ağustos 2012 Perşembe
İstanbul'da güzel kartpostal bulabileceğiniz 10 adres
Pek çok kırtasiyede İstanbul fotoğraflarından oluşan kartpostal çeşitlerini bulmak mümkün. 1 TL'den aşağı satılan dükkan görmedim, 3 boyutlular 3 Lira idi. Bu kartpostalların görselleri ve sıradan olması beni başka seçenekler aramaya yönlendirdi.
Peki 'en güzel kartpostallar nerede' diye soranlara, bol çeşit postakartı satan 10 adres:
1- Keskin Color - Eminönü : Büyük Postane'den Sirkeci'ye doğru yürüyün, bir pasajın içinde 2 katlı dükkan. Üst katında yüzden fazla çeşit kartpostal var. Favorilerim eski İstanbul ilüstürasyonları oldu. Çoğunun tanesi 10 Kuruş.
2- Panter Kırtasiye - İstiklal Caddesi : El yapımı kartpostal sevenler bayılacaklar, bence fiyatları pahalı, yine de bir görün derim.
3- İstanbul Kitapçısı - İstiklal Caddesi: Belediye'nin işletmesi, fiyatlar gayet uygun. Orijinal karpostallar var, 3 boyutlu yada tahta gibi... (Evet tahta :), görmeniz gerek)
4- Levant - Tünel : İstanbul sever bir Fransız'ın yıllar önceki çizgileri. Favorim bu dükkandır. Tanesi 75 Kuruş. Meşrutiyet Caddesi'nde.
5- Sahaflar - Kadıköy : Genelde arkası yazılı kartpostallar oluyor, ama ıncık cıncık gezmeyi, araştırmayı seviyorsanız orjinal bir kaç parça bulabilirsiniz.
6- Sakıp Sabancı Müzesi - Emirgan : Sadece o Müze'de araştırdım, diğer Müzeler'de de vardır diye düşünüyorum. Kağıt ve baskı kaliteli, 1 TL ve 2 TL fiyatları.
7- Kartpostal Kitabı - Kurtuluş Yayınevi : Hobi marketlerde daha kolay bulunabilir, resim çizmek için alıyorlarmış genelde. Ünlü ressamların eserlerini karpostallaştırmışlar, kenarı tırtıklı kaldığı için bir daha tercih etmeyebilirim. Türk ressamlar serisi özellikle çok güzel ama, onu tekrar alacağım. 32 adet kartpostal 6 TL
8- Avrupa Pasajı - İstiklal Caddesi: Galatasaray Lisesinin tam karşısındaki sokakta, Çiçek Pasajı'nın yanında yer alıyor. Fazladan birkaç çeşit bulmak mümkün.
9- Ara Kafe - İstiklal Caddesi: Ara Güler'in çektiği bir Galatasaray manzarası fotoğraf kartpostallaştırılmış, gidip isterseniz size bir tane taktim edeceklerdir.
10-Mektup - İstiklal Caddesi : El yapımı yada ithal kartpostallar ve mektup zarfları var. En beğendiğim dükkanlardan biriydi.www.mektupkirtasiye.com
Bonus olarak bir yer daha söyleyeyim POSTANELER. Bayram, sevgililer günü gibi özel günler için üretilmiş yada Türkiye'nin İstanbul, Mardin gibi güzel şehirlerinin fotoğraflarından oluşan kartpostalları ücretsiz olarak edinebilirsiniz.
8 Ağustos 2012 Çarşamba
Galata Mevlevihanesi'ni gezdik bu sefer
Ajanda Dergi'de caanım Müge yazardı 'İstanbul'da turist olmak' diye, nereleri gezelim fikir verirdi. O zaman çalıştığım için çoğu sadece okuduğumla kalırdı. Şimdi Efetoş'u kaptığım gibi aklıma neresi gelirse, hava şartları uygun oldukça geziyoruz. Toplu taşıma araçlarını kullana kullana hem de.
Kafa dengim, kıymetlim Sinem ile sabah erkenden buluştuk Kadıköy'de, ver elini Karaköy vapuru, oradan Tünel derken girdik Galata Mevlevihanesi'nden içeri. Giriş ücreti 5 TL, bahçesi o kadar güzel ve sakin ki; İstiklal Caddesi'nin gürültüsü'nden uzaklaşmak istediğiniz an gidip kafanızı dinleyebilirsiniz.
Bizim amacımız Müze gezmek olduğu için bahçesinde vakit geçiremedik, müze kısmında ise Mevlana, Mevlevilik, tarikatlaşma süreci, Osmanlı ve Türkiye'nin değişen yapısının Mevlevihane'ye etkileri gibi pek çok konu hakkında genel fikir edinebilirsiniz.
Müze'de genel olarak yaratılan havayı sevdim, tabelalarla yönlendirmeler konusunda ise zayıf kaldığını düşünüyorum. İlk hangi bölümü gezmelisiniz, nerede solandırmalısınız kısımları açıklayıcı değil.
Minik bıcırığım da etrafa şaşkın şaşkın baka baka, kah bıdı bıdı kendince konuşarak gezdi bizimle. Uyumlu, Evliya Çelebi kılıklı Efe'm benim! :)
Hee audio guide alın bir de, her müze gezimde edinirim; hiç pişman olmadım şimdiye kadar. Bakın 'peşin satıcı' pozumdan da bu belli oluyor zaten...
![]() |
| İnstagram'da 'disavurum' olarak varım, ben de ordayım! |
Bizim amacımız Müze gezmek olduğu için bahçesinde vakit geçiremedik, müze kısmında ise Mevlana, Mevlevilik, tarikatlaşma süreci, Osmanlı ve Türkiye'nin değişen yapısının Mevlevihane'ye etkileri gibi pek çok konu hakkında genel fikir edinebilirsiniz.
Müze'de genel olarak yaratılan havayı sevdim, tabelalarla yönlendirmeler konusunda ise zayıf kaldığını düşünüyorum. İlk hangi bölümü gezmelisiniz, nerede solandırmalısınız kısımları açıklayıcı değil.
Minik bıcırığım da etrafa şaşkın şaşkın baka baka, kah bıdı bıdı kendince konuşarak gezdi bizimle. Uyumlu, Evliya Çelebi kılıklı Efe'm benim! :)
![]() |
| Sinem ve Efe'ye ışığa doğru yürürken |
7 Ağustos 2012 Salı
Batman gibi dostun olsun, 1.000.000 borcun olsun / Kara Şovalye Yükseliyor
Süperkahraman filmlerinin insanı değilim. Çoğunun sonunda bomba patlamak üzeredir, kahramanımız saniyeler kala güzel kızla öpüşür, bir şekilde bomba son 1 saniye kala patlamaz ve halk gözleri dolu dolu kahramana saygı duyup uzağa bakar çünkü.
Sadece 1 tane Batman filmini hastası olarak izledim: 'KARA ŞOVALYE'
Dün akşam ise yine Nolan'ın yönettiği 'KARA ŞOVALYE YÜKSELİYOR'u izledik. Heyecan tavan yaptı ben de, bol aksiyonlu, kovalamacalı, Inceptionvari koccaman mimarili bir filmdi. Klişelere mi ne oldu? Ööylece orada duruyorlardı, kimse de dememiş ya bu sefer böyle yapmayalım, SIKILDIK BE ABİ diye.
Bir Kara Şovalye değildi ama yine de iyi ki izlemişiz, çok beğendim.
Sadece 1 tane Batman filmini hastası olarak izledim: 'KARA ŞOVALYE'
Dün akşam ise yine Nolan'ın yönettiği 'KARA ŞOVALYE YÜKSELİYOR'u izledik. Heyecan tavan yaptı ben de, bol aksiyonlu, kovalamacalı, Inceptionvari koccaman mimarili bir filmdi. Klişelere mi ne oldu? Ööylece orada duruyorlardı, kimse de dememiş ya bu sefer böyle yapmayalım, SIKILDIK BE ABİ diye.
Bir Kara Şovalye değildi ama yine de iyi ki izlemişiz, çok beğendim.
6 Ağustos 2012 Pazartesi
1 Şiir 1 Resim #1
DALGACI MAHMUT İşim gücüm budur benim, Gökyüzünü boyarım her sabah, Hepiniz uykudayken. Uyanır bakarsınız ki mavi. Deniz yırtılır kimi zaman, Bilmezsiniz kim diker; Ben dikerim. Dalga geçerim kimi zaman da, O da benim vazifem; Bir baş düşünürüm başımda, Bir mide düşünürüm midemde, Bir ayak düşünürüm ayağımda, Ne haltedeceğimi bilemem.
ORHAN VELİ
![]() |
| Yörükler Köyü, Ankara Resim Heykel Müzesi |
TURGUT ZAİM
2 Ağustos 2012 Perşembe
Evde meyvesuyu yapımı
Pazara gidilir, 3 kg. kırmızı erik alınır-çekirdekleri ayıklanır, 7 lt. su - 750 gr. toz şeker ile 15 dk. kaynatılır ve 2 dk. blender'dan geçirilir. Bu işlem benim toplam 1,5 saatimi aldı, çok kolay diyemeyeceğim ama bu sıcakta buzdolabından çıkarıp, GERÇEK MEYVESUYU içtiğini bilmek emeğe değer.
Çok fazla şişe meyve suyum oldu, içemeyeceğimizi de deepfreeze'ye attım.
Evde çürümeye yüz tutmuş meyveniz varsa, kayısı; şeftali gibi, ziyan olmasını önlemek için denemeye değer. Afiyet olsun.
Evde çürümeye yüz tutmuş meyveniz varsa, kayısı; şeftali gibi, ziyan olmasını önlemek için denemeye değer. Afiyet olsun.
1 Ağustos 2012 Çarşamba
2 anne ve 2 bebe Sabancı Müzesi'ndeydik
Bu hafta Sakıp Sabancı Müzesi'ndeki 'KOBRA-Özgür sanatın 1000 günü' sergisine gitik Sanat Notları ile.
KOphenhag, BRüksel ve Amsterdam şehirleri KOBRA'ya isim vermiş, akım 1948 yılında; Paris'te, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen artistlerin oluşturduğu avangard bir hareket.
Özeti 'halk sanatı yaratmak amacı' ve 'dışavurumculuk'.
Eserler oluşturulurken efsanelerden, çocukların yaptığı resimlerden, tarih öncesinden kalma objelerden esinlenmiş sanatçılar.
Her ne kadar halk için bir çabada bulunsalar da, bence toplum için değil, SANAT için SANAT olmuş ortaya çıkan.
En iyisi ben bu noktada susayım, fotoğraflar konuşsun:
KOphenhag, BRüksel ve Amsterdam şehirleri KOBRA'ya isim vermiş, akım 1948 yılında; Paris'te, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen artistlerin oluşturduğu avangard bir hareket.
Özeti 'halk sanatı yaratmak amacı' ve 'dışavurumculuk'.
Eserler oluşturulurken efsanelerden, çocukların yaptığı resimlerden, tarih öncesinden kalma objelerden esinlenmiş sanatçılar.
Her ne kadar halk için bir çabada bulunsalar da, bence toplum için değil, SANAT için SANAT olmuş ortaya çıkan.
En iyisi ben bu noktada susayım, fotoğraflar konuşsun:
Kartpostallar yola çıktı!
24 tanesi yurtiçine, 5 tanesi de yurtdışına olmak üzere kartpostallarımı gönderdim. (Finandiya, Almanya, Tayvan, Rusya, Amerika)
Dün müzeye gitmiştik hemen kartpostal aramaya koyuldum dükkanında, bir de müze yakınlarında postane var olduğunu görüp pul soruşturduk Sinem'le.
Şimdi heyecanla kartlar yerine ulaşsın diye bekliyorum, bana da gelen-giden var mı diye posta kutusuna bakmak pek zevkli.
Efe şöyle 3-4 yaşına gelsin, bu işe onu da bulaştırmayı düşünüyorum, ülkeler, mesafeler, farklı kültürler; anlatmanın güzel bir yolu olmaz mı? Bence olur :)
Dün müzeye gitmiştik hemen kartpostal aramaya koyuldum dükkanında, bir de müze yakınlarında postane var olduğunu görüp pul soruşturduk Sinem'le.
Şimdi heyecanla kartlar yerine ulaşsın diye bekliyorum, bana da gelen-giden var mı diye posta kutusuna bakmak pek zevkli.
Efe şöyle 3-4 yaşına gelsin, bu işe onu da bulaştırmayı düşünüyorum, ülkeler, mesafeler, farklı kültürler; anlatmanın güzel bir yolu olmaz mı? Bence olur :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)






