Şimdi eğer hazırsanız öneri içinde öneriyle geliyorum:
Hemen hepimizin bildiği eskilerin TV programı, şimdilerin YOUTUBE kanalı AKUSTİKHANE'nin şahaneliği ile girişimizi yapıp,
'Adamlar' isimli güzel gurubun, 'KAPISI KAPALI' şarkısını paylaşarak;
içimde tutmadığım bir güzellikle daha paylaşımımı noktalıyorum :)
İsmet! #Sizkimsinizoğlum?
21 Ağustos 2015 Cuma
10 Ağustos 2015 Pazartesi
Bağımsız Radyo: Radyo Karavan
20 yıl olmuştur, hiç bırakmadım peşini, tabiri caizse hayranıyım.
Kitap çıkarır okurum, şarkı söyler (beğenmesem de:)) bi kulak kesilirim, hangi radyoya geçse onu dinler kendimi bulurum.
Çok yaşasın e mi ‘AYÇA ŞEN’!
Yıllardır kurumsal pek çok radyoda çalıştıktan sonra eşi
Toni ile bağımsız bir İnternet Radyosu kurdular bu sene.
Dinleyerek, bağış yaparak, önererek destek verelim. Çünkü
işinin hakkını verenlere, samimi insanlara saygımız-sevgimiz sonsuz, değil mi? :)
Ben Android telefonumdan ‘TunelIn Radio’ uygulaması
aracılığı ile dinliyorum. ‘Ayça Ev Hali’ diye aratabilirsiniz.
İnternet Sitesi üzerinden dinlemek isterseniz: http://www.aycaevhali.com/
O zaman hafta için her sabah saat 09:00 aynı radyo
istasyonunu dinlemek üzere buluşalım,
İyi seyirler ;)
3 Ağustos 2015 Pazartesi
Ağlama Elina, boşver! 'Goodbye to Yesterday'
Ne tatlı şarkı, ne güzel şov hazırlamışlar, bayıldım.
Ayıca: Kadın Tribi = Erkek Duyarsızlığı
:)
Ayıca: Kadın Tribi = Erkek Duyarsızlığı
:)
I woke up at six a.m.
My eyes were closed but my mind was awake
Pretended I was breathing in a deep sleep pace
Got dressed so quietly
I was frozen by the jingle of my keys at the door
As I got outside I smiled to the dog
I didn’t wanna wake you up
My love was never gonna be enough
So, I took my things and got out of your way now, girl
Why didn’t you wake me up
I’m pretty sure I would have told you to stop
Let’s try again and say goodbye
Goodbye to yesterday
Why would you think like that?
Yeah, we fight a lot but in the end
You and I we’re a perfect match
I wouldn’t want it any other way
But now you’re gone and I’m all alone
Lying here naked and staring at the phone
I didn’t wanna wake you up
My love was never gonna be enough
So, I took my things and got out of your way now, girl
Why didn’t you wake me up
I’m pretty sure I would have told you to stop
Let’s try again and say goodbye
Goodbye to yesterday
I didn’t wanna wake you up
My love was never gonna be enough
So, I took my things and got out of your way now, girl
Why didn’t you wake me up
I’m pretty sure I would have told you to stop
Let’s try again and say goodbye
Goodbye to yesterday
Goodbye to yesterday
Oh, Goodbye to yesterday
My eyes were closed but my mind was awake
Pretended I was breathing in a deep sleep pace
Got dressed so quietly
I was frozen by the jingle of my keys at the door
As I got outside I smiled to the dog
I didn’t wanna wake you up
My love was never gonna be enough
So, I took my things and got out of your way now, girl
Why didn’t you wake me up
I’m pretty sure I would have told you to stop
Let’s try again and say goodbye
Goodbye to yesterday
Why would you think like that?
Yeah, we fight a lot but in the end
You and I we’re a perfect match
I wouldn’t want it any other way
But now you’re gone and I’m all alone
Lying here naked and staring at the phone
I didn’t wanna wake you up
My love was never gonna be enough
So, I took my things and got out of your way now, girl
Why didn’t you wake me up
I’m pretty sure I would have told you to stop
Let’s try again and say goodbye
Goodbye to yesterday
I didn’t wanna wake you up
My love was never gonna be enough
So, I took my things and got out of your way now, girl
Why didn’t you wake me up
I’m pretty sure I would have told you to stop
Let’s try again and say goodbye
Goodbye to yesterday
Goodbye to yesterday
Oh, Goodbye to yesterday
15 Temmuz 2015 Çarşamba
Eski bir tatil anısı
Tatile çıkmamıza saatler kala aklıma gelen bir anımı anlatmak istedim.
Şimdi biz geçen akşam Engin ile yanımıza almamız gerekenler listesini kontrol ediyorduk, valize şunu koyduk mu, Efe'ye bunu alıcaz mı şeklidne diyaloglarla.
-Etaminimi alıcam! diye heyecanlandım.
Benim Bey orada koptu biraz, te allam listeye de yazmış etamini diye.
Anı bu değil yaznlız, daha oraya giriş yapamadım :)
Etamin ne diyen olabilir, çünkü ben yüzbinlerce kişiye hitap eden, kadın-erkek karışık tabi, çok okunan bir blog sahibi olduğum için :) herkesle aynı noktada olabilmek adına görsel paylaşıyorum:
Şimdi biz geçen akşam Engin ile yanımıza almamız gerekenler listesini kontrol ediyorduk, valize şunu koyduk mu, Efe'ye bunu alıcaz mı şeklidne diyaloglarla.
-Etaminimi alıcam! diye heyecanlandım.
Benim Bey orada koptu biraz, te allam listeye de yazmış etamini diye.
Anı bu değil yaznlız, daha oraya giriş yapamadım :)
Etamin ne diyen olabilir, çünkü ben yüzbinlerce kişiye hitap eden, kadın-erkek karışık tabi, çok okunan bir blog sahibi olduğum için :) herkesle aynı noktada olabilmek adına görsel paylaşıyorum:
Yukarıdaki görsele benzer bir el işim vardı. Geçen sene de mevsimlerden yaz.
Biz Yunanistan'a gitmişiz. Güzel bir sahili var Sakız'ın, orada 3 kişilik ailemiz. Sakin sakin denize giriyoruz, dinleniyoruz, şezlong'da uzanıyoruz...
Bir ara Engin ve Efe denize gitti. Ben de elime aldım etaminimi, oh mutlu mutlu elişi yapıyorum komşunun sahilinde.
Bir çift bizim bulunduğuz alana doğru gelmeye başladı. Bize gelmiyorlar da, yer arıyorlar, nerede otursak diye.
Erkek olanı, karısının 2 metre gerisinde, elinde bir plaj çantası, sıcaktan bunalmış, mutsuz mutsuz karısının peşinden sürükleniyor.
Beni farketmiş olacak o sıra. Audrey Hepburn zerafetimden etkileneceğine, sen git karısına de ki (ben de yakınlarındaydım artık iyice)
- Burda örgü ören kadınlar var, ne işimiz var bu plajda?!
:) Herhalde Türk olacağıma ihtimal vermedi. Sarı saçlarım, mavi gözlerim, beyaz tenim de etkili olmuş olabilir böyle düşünmesinde :p :)
O an bir anlık bozuldum ne yalan söyliim ama sonra çok komik geldi.
Keşke 'beklentilerinizi karşılayamadık, kusura bakmayın. Yarın kırmızı bikinimle tekrar geleceğim, bir daha görmeden karar vermeyin bence' deseydim diye düşündüm :)
Hayır yani, eşiyle denize gelip, plajda kimle ve neyle karşılaşmayı bekliyorsa? :)
Bu da böyle bir anımdı.
Bu yaz karşınıza kim çıkar bilmiyorum ama, yanınızda hep sevdikleriniz olur İnşallah, (Hıh! :) )
Sevgiler...
10 Temmuz 2015 Cuma
EX MACHINA - FİLM
Hayal edilmiş dünyalarala yada gelecekle ilgili kurgular
okumayı, izlemeyi çok seviyorum.
Ex Machina da güzel tat bırakan bir izlence oldu.
Büyük teknoloji şirketlerin önemli yatırım konularından biri
“Yapay Zeka”. Örnekleri ise: Google’nin 400.000 dolar karşılığında DeepMind’ı satın
alması, Facebook’un yapay zeka labaratuarı kurması, IBM’in süper bilgisayarı
Watson.
Sanayi Devrimi dünya tarihi’nde nasıl mihenk taşı ise, androidlerin
bizimle sosyal yaşama katılmaya başlaması insanlık tarihi için müthiş bir
gelişme olacak şüphesiz. Ancak bu
değişimin olumlu sonuçlar doğurmayabileceği de aşikar. –Kaldı ki, eğer bana
inanmıyorsanız :p - Stephen Hawking, Elon Musk, Bill Gates gibi isimler yapay
zeka’nın insanlık için bir tehdit olabileceğini dile getirdiler.
Şimdi düşünün insansı bir robot sizin iş arkadaşınız.
Beraber çalışıyorsunuz, öğlen yemeğe çıkıyorsunuz hatta bu robotun bazı
hareketlerine alınıp, küsüyorsunuz… :) Bugüne uzakta değil bence. Ama sonuçta robot da olsa, insan insandır :p :) Kendinizi kollayın
derim, ben şahsen o gün geldiğinde öyle yapıcam.
Bir nebze bilimsel başladığım bu mekatronik blog yazısı,
sululaşarak son bulurken;
Özetle ‘Ex Machina’yı izlemenizi öneriyorum.
--Spoiler---
Ava, yapay zeka!, senin de gözün kör olmasın!-
6 Temmuz 2015 Pazartesi
Tatile çıkmadan önceki hafta ben
Caravan Palace - Clash
Önce bateri çalan abi'yim, sonra dans edenlerden herhangi biri :)
30 Ocak 2015 Cuma
6 Aralık 2014 Cumartesi
Postcrossig.com hakkında uzun bir yazı
Bundan yaklasık 3 sene önce, oglumun yeni doğduğu zamanlar kendimi farklı bir hayatın içinde bulmustum. Evde cocuk bakmaya baslayınca -hatırlayan var mı?- cok severek cıkardığımız dergi AJANDA'ya devam edemeyecegim asikardı, ne kitap okumaya halim kalmıstı, ne de tiyatroya, konsere gidecek vaktim vardı. Yeni sosyal hayatımdaki diger annelerin aralıksız çocuklardan bahseden muhabbeti içinde cok bunalmıstım. (Allahtan o dönem kendileri de yeni anne olmus 2 dostum vardı: Müge ve Sinem...)
Ben Istanbul'da anne olmaya calısan, yenilenmeye, ögrenmeye meraklı genc bir kadındım 3 sene evvel ancak Istanbul'un bana bir hayrı yoktu. Kendi kendime bir seyler üretmem, bir hobim olması gerekiyordu, Sinem bana 'postcrossing'i önerdi. O gün bugündür 100'den fazla kart gönderdim ve aldım.
Mailime düsen sorulardan yola çıkarak bilmeyenlere www.postcrossing.com'u anlatayım:
Nedir Postcrossing?
Almanya'da yasayan Potekizli Paulo postakartlarını göndermeyi ve almayı çok severmis, ögrenci iken 2005 yılında www.postcrossing.com'u kurmus. Bir nevi Zuckerberg benim neznimde...
Uye olmak için ne gerekli?
Bu siteyi bir Türk kursaydı muhtarlıktan ikamet isteyebilirdi ancak Paulo kolayca kayıt olmanızı saglayacak, ücretsiz bir sistem kurmus. 10 dk içinde profilinizi olusturabilirsiniz.
Kime kart göndereceğim?
Sistem size max. ve sansa 5 kisi'nın adresini verecek ve göndereceğiniz her kart için ozel bir numaranız olacak. O numarayı göndereceğiniz kartın üzerine yazmanız gerekiyor ki, gönderdiğiniz kisi kartı aldıginda o numarayı sisteme tanımlasın ve böylelikle size de -baska biri- kart gönderebilsin ve siz yeni birine daha kart gönderebilesiniz.
Istediğim kartpostalı gönderebilir miyim?
Evet, kartınızı sekli, üzerine yazdıklarınız size bağlı. Fakat bu is tamamen baska birini mutlu etmek üzerine kurulmus bir sistem ve tabii kendinizi de. Kart göndereceginiz kisinin profilinde nasıl kartlardan hoslandığı muhtemelen yazıyordur, bu istege uygun kart seçmeniz isabet olacaktır. Kimi siyah-beyaz fotografları seviyor, kimi turist kartlarını. Örneğin ben Ten Ten ve renkli kartlar sevdiğimi belirttim profilimde ve bu isteğimle uyusan kartlar geldiğinde tahmin edersiniz ki daha mutlu oluyorum.
Ingilizce bilmek gerekiyor mu?
Bence evet. Hem kart üzerine bir seyler yazıyorsunuz gönderirken, aynı sekilde size gelen kartlarda da yazanları okumak isteyeceksinizdir. Göndereceginiz kisi hakkında profil bilgileri de Ingilizce... He Google translate, sözlük derken bir sekilde halledilir o ayrı. Hatta okul cagındaki öğrenciler için zevkli bir Ingilizce öğrenme yöntemi bile olabilir.
Postakartını nasıl temin edebilirim?
Bu konuyla ilgili daha önce yazmıstım: http://sedasolar.blogspot.com.tr/2012/08/istanbulda-guzel-kartpostal.html
Postakartını nasıl gönderebilirim?
Postaneden gönderebilirsiniz. UPS, DHL gibi özel firmalar da ise yarıyordur belki, hic arastırmadım. PTT'den 2,5 TL karsılıgında gönderebilirsiniz, durmadan zam geliyor fiyatlara, ögrenci arkadaslarım içın bari indirimli olsun isterdim; buradan kınıyorum PTT'yi huzurlarınızda.
Pul yapıstırmak zorunlu mu?
Postanelerde makineler var, pul zorunlulugu yok, makine siyah zevksiz bir baskı yapıyor pul yerine geçen, ben tercih etmiyorum. Ozellikle büyük postanelerden pul satın alabilirsiniz. Ben https://www.filateli.gov.tr'den satın alıyorum pulları.
Ben Istanbul'da
Mailime düsen sorulardan yola çıkarak bilmeyenlere www.postcrossing.com'u anlatayım:
Nedir Postcrossing?
Almanya'da yasayan Potekizli Paulo postakartlarını göndermeyi ve almayı çok severmis, ögrenci iken 2005 yılında www.postcrossing.com'u kurmus. Bir nevi Zuckerberg benim neznimde...
Uye olmak için ne gerekli?
Bu siteyi bir Türk kursaydı muhtarlıktan ikamet isteyebilirdi ancak Paulo kolayca kayıt olmanızı saglayacak, ücretsiz bir sistem kurmus. 10 dk içinde profilinizi olusturabilirsiniz.
Kime kart göndereceğim?
Sistem size max. ve sansa 5 kisi'nın adresini verecek ve göndereceğiniz her kart için ozel bir numaranız olacak. O numarayı göndereceğiniz kartın üzerine yazmanız gerekiyor ki, gönderdiğiniz kisi kartı aldıginda o numarayı sisteme tanımlasın ve böylelikle size de -baska biri- kart gönderebilsin ve siz yeni birine daha kart gönderebilesiniz.
Istediğim kartpostalı gönderebilir miyim?
Evet, kartınızı sekli, üzerine yazdıklarınız size bağlı. Fakat bu is tamamen baska birini mutlu etmek üzerine kurulmus bir sistem ve tabii kendinizi de. Kart göndereceginiz kisinin profilinde nasıl kartlardan hoslandığı muhtemelen yazıyordur, bu istege uygun kart seçmeniz isabet olacaktır. Kimi siyah-beyaz fotografları seviyor, kimi turist kartlarını. Örneğin ben Ten Ten ve renkli kartlar sevdiğimi belirttim profilimde ve bu isteğimle uyusan kartlar geldiğinde tahmin edersiniz ki daha mutlu oluyorum.
Ingilizce bilmek gerekiyor mu?
Bence evet. Hem kart üzerine bir seyler yazıyorsunuz gönderirken, aynı sekilde size gelen kartlarda da yazanları okumak isteyeceksinizdir. Göndereceginiz kisi hakkında profil bilgileri de Ingilizce... He Google translate, sözlük derken bir sekilde halledilir o ayrı. Hatta okul cagındaki öğrenciler için zevkli bir Ingilizce öğrenme yöntemi bile olabilir.
Postakartını nasıl temin edebilirim?
Bu konuyla ilgili daha önce yazmıstım: http://sedasolar.blogspot.com.tr/2012/08/istanbulda-guzel-kartpostal.html
Postakartını nasıl gönderebilirim?
Postaneden gönderebilirsiniz. UPS, DHL gibi özel firmalar da ise yarıyordur belki, hic arastırmadım. PTT'den 2,5 TL karsılıgında gönderebilirsiniz, durmadan zam geliyor fiyatlara, ögrenci arkadaslarım içın bari indirimli olsun isterdim; buradan kınıyorum PTT'yi huzurlarınızda.
Pul yapıstırmak zorunlu mu?
Postanelerde makineler var, pul zorunlulugu yok, makine siyah zevksiz bir baskı yapıyor pul yerine geçen, ben tercih etmiyorum. Ozellikle büyük postanelerden pul satın alabilirsiniz. Ben https://www.filateli.gov.tr'den satın alıyorum pulları.
Gelen postakartlarını nasıl degerlendirebilirim?
Bir blog acıp yada instagram'dan gelen kartlarınızı paylasabilirsiniz.
Ben en sevdiklerimden bir kısmını Ikea'dan aldığım bir cerceveye koyup, duvara astım. Durup durup bakıyorum :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







