6 Haziran 2011 Pazartesi

Edirne gezimiz / Bölüm 2

Cami'ye ulaşmadan önce eski bir Çarşının içinden geçiyorsunuz. Mısır Çarşısı ufaltılmış bir benzeri ama çok daha az kalabalık.
Şehre has sabunlar ve minik süs süpürgeler satılıyor en çok, yanınızda bizim gibi bir de ufaklık varsa; o sabunların her çeşidinden almadan Çarşının sonuna ulaşamıyorsunuz :)


1575 yılında 2. Selim adına yapılan Cami'nin önümüzdeki günlerde Unesco Dünya mirası listesi içinde yer alması muhtemeldir.
Cami hakkında daha detaylı bilgi için buraya tıklayabilirisiniz.






II. Selim ise Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan'ın oğludur...

5 Haziran 2011 Pazar

Edirne gezimiz / Bölüm 1

Biz Engin'le araba seçerken gözümüz hep büyük modellere kayar, daha fazla kişi nasıl sığarız diye. Arkadaşlarla yapılan uzun yolculuklar tadından yenmez çünkü. İğneada, İzmir, Ankara, Bozcaada, Saroz ...


Nisan ay'ında Sinemlerle beraber ailece günübirlik Edirne turu yapmıştık. Gece-gündüz-haftasonu ara vermeden o kadar çok çalıştık ki yazmaya yeni fırsat bulabiliyorum.
Atladık arabamıza, çıktık sabahın 8'inde yola.
Saat sabah 10'u geçerken şehirdeydik, hemen girişte kahverengi tabela ilgimizi çekti: Bulgar Kilisesi
Sw George Bulgar Kilisesi

Küçücük ve rengarenk boyanmış evler, daracık sokaklar, camdan aşağı kuruması için sarkıtılmış mütevazi çaşırlar.
Çok değil tabeladan sonra birkaç yüz metre ileri gidince karşınıza çıkıyor Bulgar Kilisesi.
Şansımıza 'paskalya' imiş, kilise girişinde süslenmiş yumurtalar vardı. Renk renk...





Yapı 1880 yılında Osmanlı Devleti'nin izniyle (Sultan 2. Hamid) yapılmış, zamanla şehirdeki Bulgar nüfusu azalınca artık cemaati de pek kalmamış; içerideki görevliden öğrendik bu son bilgiyi...


Aya Georgi Bulgar Kilisesi'nin içi
Daha sonra Edirne'yi merak edilir kılan kısma, Koca Mimar Sinan'ın 'ustalık eserim' dediği yapıyı görmek üzere arabada yerlerimizi aldık. Şehrin Merkezi'nden bulunan 'Selimiye Camii'ne varmamız 3 dakikamızı aldı.


Arkası yarın ;)








4 Haziran 2011 Cumartesi

Lady Gaga, bir ilginç insan ...

Hanım-kızımız için iflas etti diyorlar bilmem doğru mudur?

Marjinal ve stil sahibi olacağım diye üzerine et bile giydi, velhasıl kelam 'Monstar Ball' turnesi sebebiyle çookkk para harcadığı için 4.75 milyon dolar kaybetmiş.
Lady Gaga kıyafetleri
He bence 2 yıla kalmaz tekrar hatırı sayılır bir servetin sahibi olur yine o ayrı da. 86'lı bir hatunun (doğuştan çift cinsiyetli olduğu da söylentiler arasında) bu kadar büyük oynaması da cesaret ister değil mi?
Lady Gaga'nın ilginç giysileri...
Stilini zorlama buluyorum, ancak çok da ilgimi çekiyor. Bakalım sınırları daha ne kadar zorlayacak, daha enterasan nasıl kıyafetler giyebilir, bu çılgınlığı ne kadar sürdürebilir? :)
(Bir de ben bu tarz insanların Türkiye'de yaşasa nasıl kişiler olacaklarını merak ederim...)

3 Haziran 2011 Cuma

Çırağan okumaları / Bugün Vladislav Bajac konuk

Çırağan Okumaları, “Ülke Edebiyatları”nı ağırlamaya devam ediyor; Haziran konuğu, çağdaş Sırp edebiyatının ünlü yazarı Vladislav Bajac. 
Türkçeye çevrilen ve kendisine 2008’de prestijli Uluslararası Balkanika Edebiyat Ödülü'nü kazandıran 'Hamam Balkaniya' isimli romanından kendi dilinde bölümler okuyacak yazar (BUGÜN) 19.00’da Çırağan Sarayında olacak; aynı sayfalar kitabın Türkçesinden de okunacak.


3 Haziran 2011 Cuma, saat 19.00–21.00Çırağan Palace Kempinski, Saray Girişi, Mabeyn Salonu.
Katılım ücretsizdir; rezervasyon zorunludur, lütfen emaille ciraganokumalari@gmail.com 

ya da 0212 245 44 06’dan yer ayırtınız




sirp-edebiyati-vladislav-bajac-ciragan-okumalari-2751894_9178_300.jpg


Kitaplarında ruhsal tıkanıklık içindeki batı medeniyetinden bir çıkış yolu bulmak için edebi ve felsefi bilgeliği kullanma eğilimi olan Bajac, Türkçeye çevrilen Hamam Balkaniya isimli romanında bu bilgeliğin ışığında, kahramanlarıyla birlikte tarih, matematik ve edebiyattan oluşan sihirli bir üçgenin merkezinde gizlenmiş gerçeği arıyor.

zBK359531IC202_250.jpg

İki çeşit yazı karakteriyle eskiyi ve yeniyi ayırarak, veziriazam ile bir zamanların genç rahibi, anavatan ile ikinci vatan, Hıristiyanlık ile İslam, görev ile mahremiyet, yapmak ile yıkmak arasında yaşanan kimlik dramını ve bu kaderin örneklerini bulduğu belirgin ve tanınmış çağdaş isimleri irdeleyen romanda, XVI. yüzyıldan, Kanuni Sultan Süleyman, Sokollu Mehmet Paşa, Koca Mimar Sinan, Veziriazam Rüstem Paşa, Hürrem Sultan ve daha pek çok şahsiyet ile çağımızdan Orhan Pamuk, Vladislav Bajac, Alberto Mangel, Allen Ginsberg, Leonard Kohen, Sjon Alan Stivel ve ETA lideri Raul T. gibi önemli isimlerle kişilikler arasında, ortaklıklar kurularak kahramanların dramlarıyla tarihi dramlar örtüştürülüyor. Gerçek isimler taşıyan hayali kahramanların kimlikleri ve ikilemleri ile ilgili tüm o detaylar verilirken, tarihi kahramanların hikâyesine gölge düşürmeden farklılıklar, kişilikler, ince ayrıntılarıyla ustaca planlanıp bir bütün halinde sunularak birbirinden uzak tarihler arasında köprüler kuruluyor; bu köprülerle dünyalar, medeniyetler, şehirler ve kültürler birbirine bağlanıyor.
Çağdaş Sırp edebiyatının en heyecanlı ve en şairane romanlarından biri olan Hamam Balkaniya, suyu, siyaseti, dostluğu, cesareti ve ikilemi, yani kimliği anlatıyor.

2 Haziran 2011 Perşembe

Ajanda Dergi 1 yaşında !

Kendi özdisiplinmizle 1 yıldır zevkle çıkardığımız dergimiz Ajanda 1. Yaşını kutluyor!

Bu güzel ailenin bir parçası olmaktan her zaman haz aldım, bu ayki mutluluğum ise yaşgününden dolayı bambaşka.
Acar yazarımız İmge aynı zamanda bir çevirmen, bu ay onun çevirisini yaptığı, Everest yayınlarından çıkan Kara Brooklyn kitabı sizlere kendi imzasıyla hediye edilecek.
Kazanmak için ne mi yapmanız gerekiyor? Detaylar dergide, buyrun buradan...

Ajanda büyür de benim göbek durur mu? İşte 6 aylık minik oğlum ve ben, futbol topu yutmuş gibiyim...

29 Mayıs 2011 Pazar

The adventures of Tintin: Secret of the Unicorn

İnanılmaz heyecanlı ve mutluyum.

minikbalbocegim_Tintin20samlarguide.jpg

Bu yazımda Tenten'e olan deriin sevgimden bahsetmiştim.
Aradan 1,5 yıl geçmiş ve Tin Tin'in 'motion picture' yöntemiyle ve Steven Spielberg yönetmenliği ile bu yılın son aylarında yayınlanacak filmi 'Tenten:Unicorn'un sırrı' filminin trailer'ı yayınlanmış.
Efe'nin doğumundan sonra, en heyecanla bekleyeceğim gelişme!



Saygılar beyler ;)  (Yapımcı Peter Jackson ve Steven Spielberg)

Tintin-Spielberg-Jackson.jpg

23 Mayıs 2011 Pazartesi

64. Cannes film festivali kazananları

Ne gündem var ama arkadaşlar!
Önce bir Galatasaraylı olarak, Fenerbahçeli arkadaşlarımı yürekten tebrik ediyorum. Seneye biz de yarışa dahil olalım da lig daha zevkli geçsin ;)


Sonralıkla, seçime az kaldı. Ben çok da farklı bir şeyler olacağına inanmıyorum; bakalım yaşayıp göreceğiz. Sonuç ne olursa olsun, bireysel olarak bize ve ülkemizin geleceğine olumlu getirileri olsun inşallah. Şu an için ilk temennim temiz siyaset ve güçlü bir duruş. Gerisi zamanla gelecektir, umarım...


Arnold'ın yaptığını hiç hoş bulmadım ayrıca, koskoca terminatör, cık cık cık... Bana ne oluyorsa? :)
Yine boş geçmedi
En en en sevindiğim gelişme ise Nuri Bilge Ceylan'ın yine ödüllendirilmesi oldu. Zaten bu yazının da yazılış amacı 2011 yılı Cannes Feilm Festivali'nin kazananlarını duyurmak. 


Bir de Festivalin bombası, 55 yaşındaki Danimarkalı yönetmen Lars von Trier'in "Hitler'in yaptıklarını onaylamıyorum ama onu anlıyorum" temalı konuşmasıydı.  "Sadece adamı (Hitler'i) anladığımı söylüyorum. O kadar iyi bir herif değil ama onu çok anlıyor ve ona biraz da sempati duyuyorum" Yahudilere karşı olmadığını söyleyen Trier, "Fazla Yahudi taraftarı da değilim, çünkü artık İsrail gerçekten de can sıkmaya başladı" ifadelerini kullandı. 
Bu konuşmaları yaparken yönetmenin yanında festivale katıldığı Melankoli adlı filminin başrol oyuncusu Kirsten Dunst oturuyordu, yönetmen konuştukça ona garip garip bakışlar attı; bunu izlemek bile ilginçti :) Kadıncağız da şaşırdı, konuşmanın sonunda bence Trier de şaşırdı, ne diyorum ben ya? triplerindeydi. 


Ve bakalım bu sene ödüllere kimlere gitmiş?



* Altın Palmiye:The Tree of Life (Terence Malick) 

* Jüri Büyük Ödülü: Bir Zamanlar Anadolu’da (Nuri Bilge Ceylan) 
/Le Gamin Au Velo (Jean-Pierre et Luc Dardenne) 

* En İyi Yönetmen: Nicolas Winding Refn/ Drive 
* En İyi Erkek Oyuncu: Jean Dujardin/ The Artist 

* En İyi Kadın Oyuncu: Kirsten Dunst (Melancholia) 

* En İyi Senaryo: Joseph Cedar/ (Footnote) 

* Jüri Özel Ödülü: Maiwenn/ Polisse 

* Altın Kamera (Camera d’Or): Las Acacias (Pablo Giorgelli) 

* Kısa Metraj: Cross Country (Maryna Vroda)