11 Ağustos 2013 Pazar

Vizyondakilerden 2 tanesi

Sevgili oğlum, 1 hafta babannenlerle vakit geçirmeyi fırsat bilip, seni dede ve babannene adeta iliştirip iliştirip sinemalara, beach'lere gittiğim doğrudur. Ne yapayım oğlum, benim de deşarj olmaya ihtiyacım var. Bugün 2 saatliğine bayram ziyaretine gidecek dedenlerin arkasına bile kattım seni, '-Efe'yi de alıverin diye', canmım benim 'attaa' diye çıktın kapıdan mutlu mesut, ben de hoopp bilgisayar başına. Neymiş bloga 2 kelam edecem. Neyse haftaya yine 7/24 beraberiz, bugünler de böyle olsun ;)

İzlediğim filmlerin ikisi de bilim kurgu. 

 
'World War Z'
Brad Pitt yaşlanmanın hepimiz için geçerli olduğu sinyallerini bu filmde veriyor, kalmamış eski havası. Ayrıca oyunculuğu konuşturduğu bir performans da yoktu. Sıradan bir felaket senaryosu ve güzel aksiyon sahneleri vardı. Efektler kötüydü bence. Dikkat ---Bu cümle spoiler olabilir-- İsrail için güzel bir imaj çizmeye çalışmışlardı ve tabiiki filmin sonunda Amerikalılara büyük bir minnet duymanız bekleniyordu...


'Elysium'
Born serisinin hastasıyım, Matt Damon'un da. Ayrıca District 9 filmi en sevdiklerim arasındadır. Elysium'u da District 9'nin yönetmeni Neill Blomkamp çekmiş. 2154 yılında dünya berbat halde ve Elysium diye refah içinde yaşanan başka bir yapay gezegen var. Sistem eleştirisi var, artık klasikleşti bu konu Hollywood'da, şaşırtıcı... Bizi bir şeylere mi hazırlıyorlar, kıllanmıyor değilim, hadi bakalım hayırlısı.
İlk yarı tempo yüksekti falan bir şekilde idare ettik ama bence kötü bir film olmuş, yakışmadı yapımda ve yayında emeği geçenlerin şanına şöhretine. *Seni seviyorum Matt, lütfen üstüne alınma* Dikkat ---Bu cümle spoiler olabilir-- Ve filmin sonunda bilin bakalım hangi ülke başroldaki iyi adam rolünü kaptı? :)

Sınavsız İkinci Üniversite hakkında bilgi

Daha önce bu yazımda SINAVSIZ 2. ÜNİVERSİTE hakkında genel bir bilgi vermiştim.
Ancak mailime konuyla ilgili çok fazla soru geliyor, bir kere daha paylaşmak istedim tecrübelerimi.

Ben İstanbul Üniversitesi'nde Sosyoloji okuyorum, o yüzden yazacaklarım Anadolu Üniversitesi'ni tercih edeceklerin işibe yaramayabilir.

Soru cevap ile gidersek daha açıklayıcı olur diye düşündüm.

  • Kimler başvurabilir?
Halen lisans eğitimi alıyor olan ve lisans diploması olanlar. Ben İşletme mezunuyum, diplomamın noter onaylı fotokopisini kayıt esnasında okula teslim ettim.

  • Hangi bölümler var?
Sosyoloji, Felsefe, Tarih, Coğrafya, İşletme, İktisat

  •  Diplomada Sınavsız İkinci Ün. yazıyor mu?
İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Sosyoloji Bölümü yazacak.

  • Kayıt tarihleri ne zaman? Ücreti nedir?
Eylül ve Ekim ayı içerisinde. Bu linkten kontrol edebilirsiniz. 1 ders yılı 2 dönem ve dönem başı harç ücreti 370 TL

  • Sınavlar ne zaman ve nerede?
Bir dönemde vize ve final olmak üzere 2 sınav var. Vizeler haftaiçi akşam online. Finaller ise Cumartesi ve Pazar iki güne bölünmüş halde sabah da öğlen de olabiliyor. İstanbul Ün. yada Yıldız Teknik Ün. herhangi bir kampüsünde olabilir. Ben 1 kere Beyazıt'ta 3 kere de Davutpaşa'da sınava girdim. Okul kalacak yer vs. konusunda yardımcı olmuyor diye biliyorum.

  • Derslere girmek zorunlu mu?
 Hayır değil. Her şey size bağlı, itici, zorlayıcı hiç bir güç yok ve çalışmazsanız geçme imkanınız da yok. Soruların hemen hepsi bilgi gerektiriyor, yoruma dayalı değil.

  • Bilgisayardan ders çalışmak zor mu, çıktı alınabilir mi?

Bence sadece bilgisayardan çalışmak zor, ancak çıktı alınabiliyor. Yine de kitaptan çalışmak kadar pratik değil. El mecbur bu konuda...
 

  •  AUZEF'i tavsiye eder misiniz? (Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi= AUZEF)
Genel olarak memnunum. Ben 3 sene daha okuyup Sosyoloji Lisans diplomamı almak istiyorum. Ders çalışırken bilmediğim o kadar çok şey öğrendim ki, herkese tekrardan 2. Ün. okumasını öneririm. Anadolu Üniversitesi de tercih edilebilir, kitap veriyor çünkü onlar ve sınavlara kendi bulunduğunuz ilden girebiliyorsunuz.


Ayrıca standart derlerin üzerine her dönem bir kaç formasyon dersi daha alıp, kontenjan dahilinde 'öğretmen' olma şansınız da var.

2 Ağustos 2013 Cuma

Dondurmalı kahve

Bu sıcaklarda ruha ve bedene iyi gelen bir kahve tarifı gelsin 30 derece sıcakla basetmeye calısan biz İstanbullulara!



Malzemeler 300 ml soğuk süt, 1 top kaymaklı dondurma ve 2 kasık Nescafe (ben kafinsiz olanından kullanıyorum, kahve uykumu kacırıyor da :) )

Tüm mazemeyi dondurma eriyene kadar karıstırıyoruz, oldu da bitti!



görsel1,görsel2

30 Temmuz 2013 Salı

Son günlerin kitapları

Temmuz 2013'te zorlandıgım kadar, evde olmak beni hiç yormamıstı. 2 senenin sonuna yaklasırken is hayatına yesil ısık yakmaya basladım. Bunun nedenlerinden biri de aclık ve susuzlukla bu sıcakta basetmeye calısırken kücük canavarımın hayat enerjisine yetisememek de olabilir.
Ruhen pek de iyi hissetmedigim son haftalarda bolca kitap okumus olmak bana en iyi gelen seydi. Birde karpuz ve bir de kendi yaptıgım dondurmalı soguk sütlü kahve.

BES SEHİR / AHMET HAMDİ TANPINAR
İstanbul, Ankara, Bursa, Erzurum ve Konya. Bir dönem bu sehirlerin mimarisi-sosyal hayatı nasılmıs, günümüze etkileri ve Ahmet Hamdi Tanpınar'ın hayranlık uyandıran tasvirleri. Biraz agır gitti ama iyi ki okudum.

CEHENNEM ÇİÇEĞİ / ALPER CANIGÜZ
Yazar'a hayranım. Objektif yorum yapamam, her zamanki gibi keyifle okudum, güldüm, hüzünlendim, sasırdım. 

YABANCI / ALBERT CAMUS
Kitap 1957 yılında Nobel Edebiyat ödülü almıs. Nasıl bugün kadar okumamısım? Gec buldum hemen kaybetmem, Camus'a dair hangi kitap varsa, sırada! Yabancı'yı en sevdigim ilk 10 kitap arasına alıyorum... 

KUR'AN, İNCİL VE TEVRAT'IN SÜMER'DEKİ KÖKENİ / MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ
Bir sohbetimiz esnasında Sevgili arkadasım Nesteren önermisti okumamı. Böylelikle hem ilgimi çeken bir konuda kaliteli bir arastırma okumus oldum, hem de Muazzez İlmiye Çığ'ın ne kadar değerli oldugunu ögrendim. Kendisi 1914 doğumlu, halen hayatta (uzun ve saglıklı ömrü olsun), Atatürk tarafından desteklenmis ve Sümeroloji, Hititoloji, Arkeoloji üzerine eğtimler almıs. Kitap, baslıgından da cok net anlasılacagı üzere dinler arasındaki benzerlikler üzerine kurulu. Yorumdan cok, somut olarak ayetler ve tablette yazılanlardan olusuyor. Bu sebeple isin yorum ve inanc kısmı size kalmıs.


Eee, bitti kitaplarım. Ben simdi ne okuyacagım oglan uyuduktan sonra? Yavrum, çek ordan 2 Albert Camus!

19 Temmuz 2013 Cuma

Ballıkayalar Tabiat Parkı

Geçtiğimiz haftasonu Istanbul'un hemencik yanıbasındaki 'Milli Park'a gittik, 'Ballıkayalar Tabiat Parkı'.
Gebze'den Ankara yönüne doğru ilerlediginızde Tavsanlı tabelasını göreceksiniz, sapın oradan iceri, Ballıkayalar tabelalarını takip edin ve kendinizi bu saklı cenneti keyifle izlerken bulun.
Klasik olarak ülkemin bakımsız kalmıs degerlerinden bir yer. Ah orası güzel korunsa, temizligi saglansa, giden insanlar bilinçli olup pet siseleri ve cöplerini doga ile bütünlesmeye bırakmasa...Biz böyle yerlerde (orman, sahil...) elimizde bir poset, gördügümüz çöpleri topluyoruz, elimizden gelen simdilik bu kadar.

Kaya tırmanısı için gelen, pırıl pırıl gençlik grupları da vardı. 20'li yasların basında üniversite gençliği. Ben çok büyüdüm ya, onlar gençlik oldu, hep anneliğin bana mirasları bunlar :)

Yürüyenler, kahvaltı edenler, spor yapanlar... Mis gibi bir haftasonuydu.




Fotoğraf kaynak


Fotoğraf Kaynak

2 Temmuz 2013 Salı

Tuvalet eğitimi 2. bölüm


Yaklasık 1.5 ay önce bezden kurtulma kararı almıstım ve sonuç basarılı oldu.(Almıstım diyorum, Efe'ye kalsa...
Tuvalet eğitimi 1. bölüm yazısında nasıl basladığımızın detayları var.
Çevremdeki arkadaslarımla bu konuyu konustugumuzda, tuvalet egitimi için annenin çocukla bir süre beraber vakit geçirmesinin doğru zaman olduğu fikrine varıyoruz. Bir ve aynı kisi sürekli takipte olursa daha iyi sanki.
Ama tabiki her çocuk, anne, kosul farklı. Dogru tek değil, zamanlama acısından annenin yıllık izinde oldugu tatil verimli geçebilir.

  • Geceleri bez baglıyorum, uykusundan uyandı mı geri yatmıyabiliyor bizimki -gece cise kaldıramıyorum o yüzden- ancak bez çogunlukla kuru oluyor sabah kalktıgında.
  • Gündüz yada gece farketmez her uykuya yatıs ve uykudan uyanısın akabinde o 'cis' demese de tuvalete götürüyorum, hiç elimiz bos dönmedik :)
  • Evden dısarı cıkarken de aynı sekilde bir tuvalete ugruyoruz.
  • Arabada devamlı bos bir pet sise var. Erkek cocuklar icin avantaj. Eger gittigimiz yer ev degilse, hijyenik bir tuvalet bulamam diye arabadan iner inmez pet siseyi hizmete sunuyorum :) 
  • Bir kere hastanedeydik acil aksiyon almam gerekiyordu -pet sise yoktu- hemsireden ameliyat eldiveni rica ettim. Artık cantamda ameliyat eldiveni de var :) Pek cok su gecirmez sey portatif tuvalete dönüsebilir.
  • Oyuna daldıgı zaman söylemeyi unuttu bir kaç kere. Böyle kazalar olacaktır diye düsünüyorum. Arada geceleri arada gündüzleri okul yıllarına kadar ufak aksiliklere hazırlıklıyım.

Üzerimden büyük bir yük kalktı, bu yola bas koyacak tüm annelere basarılar diliyorum ve gazı veriyorum 'biz anneyiz basarırız, simdi çıkın o kapıdan ve gösterin kendinizi!' :)))
(Yazan: Kendisi de gaza gelmis anne)

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Hello

Nasıl dolu dolu geçti 1 ay.
Finallerim vardı, bulduğum her bos anda ders çalıstım. 1 dersten bütünlemeye kaldım (Küçük Gruplar Sosyolojsi) sonra ona calıstım. İzmir'e gittim-geldim. Sanki Çesme'yi de kirletmeye basladık artık... Evimizde misafirler agırladık, bir gun 'yıllardır gormedigim eski bir dostum' aradı görüsmek için,  bahcemizde sohbet ettik -onu ne kadar ozlemisim-, ben akrabaları, arkadaslarımı ziyaretlere gittim.
Hemen hemen her gün 'Gezi' icin icim yandı...
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'BeŞ Şehir' ktabını okumaya basladım, Cemal Süreyya ve Ahmet Hamdi Tanpınar beni darmadagın edebiliyor. Bir de Özdemir Asaf, bir de Atilla Ilhan, bir de Sabahattin Ali... BeŞ Şehir'deki su cümle mesela: 'Pek az Şey bu kadar acıklı ve güzel olabilirdi'.
Anlatacak cok sey var, biraz foto ile ses vereyim. Artık Google Reader da yok, oysa ne çok kullanıyordum, önümüzdeki günler 'Bloglovin' sagolsun -görüsürüz-.


Haberim yokmus gibi cek panpa








27 Mayıs 2013 Pazartesi

Tuvalet eğitimi 1. bölüm

Merhabaaa.. :) Bol çişli mişli bir yazı olacak, anne olmayan okumasın baştan uyarayım. :)
20. ayın içindeyken ve mevsim yaza dönmüşken bir anlık gaza gelip 'şu bezden kurtulalım' dedim. (Tam 8 gün önce)  Çevremdeki bir kaç arkadaşım hariç bu konunun nasıl olacağıyla ilgili de bilgim yok açıkçası.
Ben size ne yaptığımı ve ne sonuç verdiğini anlatayım, bu yola baş koyan anneler kendi yollarını belirleyecektir elbet. Her çocuk ve yaşam tarzı farklı sonuçta.
Ben çalışmayan bir anne olarak bezi bir kenara attığım andan itibaren Efe'yi hafiye gidi izledim. 

  • O bacaklar bizbirine bitiştirilip, çiş gelmiş şekilde çarpıtılıyor mu?
  • Surat ne diyeceğini bilmez şekilde masum ve telaşlı bana bakıyor mu?
  • Ortalık batırma kazaları sonucunda ne tepki veriyor, olayın farkında mı?
  1. Efe artık 2 kelimeli cümleler kuruyor. Bir özne bir de yüklemimiz var. 'Anne gel', 'Kedi gitti', 'Mama bitti' gibi... Bilinç altına şu set ile nüfus ettim:) 'Efe çiş-kaka gelince' '-Anneeeee çiş!' diyeceksin. Ne diyeceksin bakiyim diye soruyordum, 'Anneeee çiş' diyordu ama hiç çişi gelince 'anne çiş' demedi :)
  2. Oynuyorsa oyunu bırakıp ne yapacağını bilemedi yada bana geldi. Zaten her 45 dk-1 saatte bir ben lazımlığa oturttum ve hemen her seferinde çiş yaptı.
  3. O çişlerin arkasında el salldık güle güleee diye sifonu çektikten sonra, nasıl mutluyduk bunları yaparken şaşılası? (O el salladığı için, ben bezine yapmadığı için)
  4. Her gün evdeydim, özellikle uzak mesafeye çıkmadım ki yolda, yada misafirlikte istenmeyen ıslaklıklarla karşılaşmayalım :)
  5. 5. gün sonunda Pazar ve markete gittiğimde ise tutmuştu bıcırık çişini-kakasını.
  6. İlk bir kaç gün külot, bez, şort hiç bir şey giydirmedim tshirt hariç ki unutup çiş yapsa bile hissetsin.
  7. Alıştırma külotları özellikle dışarı çıkmam gereken zamanlarda çok işe yaradı. Efe'yi tembiledim sıkı sıkı, 'bak bu külot, sakın buna çiş yapma, artık bezin yok' diye.
  8. Öğlen uykusunda ve gece uykusunda bezliyorum. 2 gündür öğlen uykusunda çişini yapmıyor.
Gece uykusunda bezlemeye bir iki hafta daha devam edeceğim. Onu kesmedim henüz, duruma göre bakacağım. O yüzden yazının başlığını 1. bölüm koydum :)

Efe gündüz bezini bıraktı diyebilirim rahatlıkla. Ama tam emin olmak için bu haftayı da atlatmayı bekleyeceğim. Haftaya durumdan sizi haberdar ederim, kalın salıcakla.

Not: Özellikle erkek çocuklar için İKEA'nın lazımlığını tavsiye ederim, ön kısmı yüksek olduğu için aşırtma yapamıyorlar :)