6 Aralık 2014 Cumartesi

Postcrossig.com hakkında uzun bir yazı

Bundan yaklasık 3 sene önce, oglumun yeni doğduğu zamanlar kendimi farklı bir hayatın içinde bulmustum. Evde cocuk bakmaya baslayınca -hatırlayan var mı?- cok severek cıkardığımız dergi AJANDA'ya devam edemeyecegim asikardı, ne kitap okumaya halim kalmıstı, ne de tiyatroya, konsere gidecek vaktim vardı. Yeni sosyal hayatımdaki diger annelerin aralıksız çocuklardan bahseden muhabbeti içinde cok bunalmıstım. (Allahtan o dönem kendileri de yeni anne olmus 2 dostum vardı: Müge ve Sinem...)
Ben Istanbul'da anne olmaya calısan, yenilenmeye, ögrenmeye meraklı genc bir kadındım 3 sene evvel ancak Istanbul'un bana bir hayrı yoktu. Kendi kendime bir seyler üretmem, bir hobim olması gerekiyordu, Sinem bana 'postcrossing'i önerdi. O gün bugündür 100'den fazla kart gönderdim ve aldım.




Mailime düsen sorulardan yola çıkarak bilmeyenlere www.postcrossing.com'u anlatayım:

Nedir Postcrossing?
Almanya'da yasayan Potekizli Paulo postakartlarını göndermeyi ve almayı çok severmis, ögrenci iken 2005 yılında www.postcrossing.com'u kurmus. Bir nevi Zuckerberg benim neznimde...

Uye olmak için ne gerekli?
Bu siteyi bir Türk kursaydı muhtarlıktan ikamet isteyebilirdi ancak Paulo kolayca kayıt olmanızı saglayacak, ücretsiz bir sistem kurmus. 10 dk içinde profilinizi olusturabilirsiniz.

Kime kart göndereceğim?
Sistem size max. ve sansa 5 kisi'nın adresini verecek ve göndereceğiniz her kart için ozel bir numaranız olacak. O numarayı göndereceğiniz kartın üzerine yazmanız gerekiyor ki, gönderdiğiniz kisi kartı aldıginda o numarayı sisteme tanımlasın ve böylelikle size de -baska biri- kart gönderebilsin ve siz yeni birine daha kart gönderebilesiniz.

Istediğim kartpostalı gönderebilir miyim?
Evet, kartınızı sekli, üzerine yazdıklarınız size bağlı. Fakat bu is tamamen baska birini mutlu etmek üzerine kurulmus bir sistem ve tabii kendinizi de. Kart göndereceginiz kisinin profilinde nasıl kartlardan hoslandığı muhtemelen yazıyordur, bu istege uygun kart seçmeniz isabet olacaktır. Kimi siyah-beyaz fotografları seviyor, kimi turist kartlarını. Örneğin ben Ten Ten ve renkli kartlar sevdiğimi belirttim profilimde ve bu isteğimle uyusan kartlar geldiğinde tahmin edersiniz ki daha mutlu oluyorum.

Ingilizce bilmek gerekiyor mu?
Bence evet. Hem kart üzerine bir seyler yazıyorsunuz gönderirken, aynı sekilde size gelen kartlarda da yazanları okumak isteyeceksinizdir. Göndereceginiz kisi hakkında profil bilgileri de Ingilizce... He Google translate, sözlük derken bir sekilde halledilir o ayrı. Hatta okul cagındaki öğrenciler için zevkli bir Ingilizce öğrenme yöntemi bile olabilir.

Postakartını nasıl temin edebilirim?
Bu konuyla ilgili daha önce yazmıstım: http://sedasolar.blogspot.com.tr/2012/08/istanbulda-guzel-kartpostal.html




Postakartını nasıl gönderebilirim?
Postaneden gönderebilirsiniz. UPS, DHL gibi özel firmalar da ise yarıyordur belki, hic arastırmadım. PTT'den 2,5 TL karsılıgında gönderebilirsiniz, durmadan zam geliyor fiyatlara, ögrenci arkadaslarım içın bari indirimli olsun isterdim; buradan kınıyorum PTT'yi huzurlarınızda.

Pul yapıstırmak zorunlu mu?
Postanelerde makineler var, pul zorunlulugu yok, makine siyah zevksiz bir baskı yapıyor pul yerine geçen, ben tercih etmiyorum. Ozellikle büyük postanelerden pul satın alabilirsiniz. Ben https://www.filateli.gov.tr'den satın alıyorum pulları.



Gelen postakartlarını nasıl degerlendirebilirim?
Bir blog acıp yada instagram'dan gelen kartlarınızı paylasabilirsiniz.
Ben en sevdiklerimden bir kısmını Ikea'dan aldığım bir cerceveye koyup, duvara astım. Durup durup bakıyorum :)


19 Kasım 2014 Çarşamba

Blue Jasmine / Woody Allen

Woody Allen'i çok seviyorum, her filmine ayrı değer veriyorum. Özellikle hangi sokaklarda, hangi evlerde dolaşacak kamera; hangi ilişkinin ikiyüzlülüğüne şahit olacağım merakla anlatsın istiyorum.
Şükür hala yaşıyor...
Dün baya gecikmeli olarak 'Blue Jasmine'yi izledik. Sanki bir tiyatro gösterisi idi. Cate Blanchett ne güzel mimikler yaptı, nasıl geçirdi ruh halini bize. Oscar'ını da almış zaten.
Ve bir şükür daha iş hayatında olduğum için. Eğer ev hanımı olarak bu filmi izleseydim bir miktar bunalıma girebilirdim. Çok etkiliyor beni bazı izlediklerim çünkü, bu da öyleydi.
IMDB puanı: 7.3







28 Ekim 2014 Salı

Virgina Angus / Eminönü'nde bir turist yemekçi


Tatili fırsat bilip en sevdiğimiz yer olan tarihi yarımadaya geldik Engin'le. Efe için çok soğuk, o bugünlük evde kalsın dedik, hem başbaşa zaman yaratmak kolay olmuyor ;)

 'Virginia Angus'ta yedik. Tahtakale'de minicik bir dükkan, hem de fazlasıyla buraların pide, kebap, simit konsepti dışında. Biraz turist kalmışlar :)

Çalılanların tarz ve tavrını çok beğendik öncelikle. Yemekler hakkında biraz bilgi edinip, hamburger söylemeye karar verdik. Virginia burger ve Newyork burger, bir de üstüne sucuk denedik :o genel olarak lezzetli idi, özellkle patates kızartmasını beğendim. 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramınızı kutluyorum.







27 Ekim 2014 Pazartesi

JOAN MIRO İstanbul'da / SSM / Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar

Bundan 7-8 ay önce idi sanırım, biletlerimizi almıştık yine Joan Miro resimleri İstanbul'da Tohane-i Amire'ye gelmişti. Biz gidemeden, İstanbul'daki resimlerin sahte olduğu ortaya çıktı, haberi burada.

Bu ülkede başına gelen çoğu şeye şaşırmıyorsun hatta sanırım ben artık hiç bir şeye şaşırmıyorum... Neyse sonra öğrendim ki Bay Miro'nun resimleri Sakıp Sabancı Müzesi'ne gelecekmiş. Dedim onlar yan basmaz, kül yutmaz! :)


Miro'nun çizgileri bir çocuk için oldukça ilgi çekici olduğundan ve benim bıcırıkım da 3 yaş meraklı bakışlarıyla her şeyi keşfetmeye çalıştığı için; önce onu internet üzerinde Joan Miro resimleriyle tanıştırarak işe koyuldum.
Malesef Türkçe hiç bir video kaynağı bulamadım ancak şu video bize keşif için yeterince yardımcı oldu:



Biz ailece sergiyi çok beğendik, tabi Efe sonlara doğru sıkılıp, ne zaman çıkacağımız sorusunu sıklaştırdı o ayrı :)

Sergi 23 Eylül 2014 - 1 Şubat 2015 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Akdeniz coğrafyası ve insanına dair gözlemlerinden ilham alan Miró’nun, kadın, kuş ve yıldız temalarına yoğunlaşan sergi, resim, baskı, heykel ve seramiklerin bulunduğu zengin bir seçkiyle sanatçının sembolik dilini anlama olanağı sunuyor. Miró'yla İstanbul'da buluşacak olan sanatseverler, sanatçının Akdeniz kültüründen aldığı enerjinin farklı formlardaki izdüşümlerine tanık olacaklar.
Sergide yağlıboya ve akrilik tablolar, taşbaskı ve aside yedirme baskılar da dahil olmak üzere 125 eser yer alıyor ve Miró’nun assemblage tekniğiyle bir araya getirdiği heykellerinin tüm aşamaları model ve çizimlerle beraber sergileniyor. Bu önemli eserlerin yanı sıra, sergide halılar, dokumalar, seramik ve şiir kitapları gibi sanatçının farklı tekniklerdeki çalışmaları da sanatseverlerle buluşuyor, kimi eserler ve sanatçıya ait kişisel eşyalar ise dünyada ilk defa Türkiye’de Sakıp Sabancı Müzesi’nde sergileniyor.

20 Ekim 2014 Pazartesi

Son gelen postakartlarım

Postcrossing.com sayesinde dünyanın 4 bir yanından posta kartı alabilir ve siz de bu dört bir yana kart gönderebilirsiniz.
Postacının bıraktığı posta kartlarını aldığımda gözbebeklerim büyüyor, kalbim hızlı hızlı çarpıyor! :)
Galiba 10'lu yaslarımda hissettiğım duyguları 30'lara tasımıs olma kabiliyetim yada suursuzluğum var :) Olsun yalnız değilim, postcrossing.com'a üye olmus tüm postakartı neferleri benden, hepimiz birimiz; birimiz heimiz içiniz onlarla adeta :p
Mesela Japonya'dan Fuuko, hiç tanımadığı bana -profilimde Ten Ten sevdiğimi yazdıgım için- bu kartı göndermis.

Rusya'dan Yulia ise bu fantastic uçan halı kartpostalını göndermis. Arkasındaki pullar da ayrı bir güzel...






Aslında 4 kart gelmisti bugün ama en beğendiğim ikisi bu idi.
Bakalım önümüzdeki günler daha neler görücez :)

19 Ekim 2014 Pazar

Kitap Askına - Süreyya Operası

Bugün Efe ile Kadıköy - Happy Moons'ta kahvaltı ettik.
Tuvaletin önünde bekleyen mavi gözlü, sarı saçlı güzel bir genç kız vardı, Efe'nin gözü takıldı; 'Nereye bakıyorsun annecim' diye sordum. 'Anne su kızın gözleri çok güzelmis' demez mi.  :)
Kendi kendine arabası ile oynadı, kalemlerle boyama yapt. 3 yas bir mucize olabilir mi acaba?


Sonra saat 12 ye yaklastı ve müzikal'i izlemek üzere salonda yerimzi aldık. 3. sırada oturuyorduk, ki ilk sıralar ufaklıklar için gayet ideal bir mesafede.


Bıcırık daha yerine otururur oturmaz tavandaki freskler dikkatini çekti. Tek tek tüm karakterleri sorguladı.

Derken 'Kitap Askına' müzikali saat tam 12:00'da basladı. Canlı orkestra olması ve müzik aletlerini arada görebilmesi çok hosuna gitti. Genel olarak hikaye de ilgisini cekti. 5-6 yasında bir cocuk için daha uygundu sanırım, Efe'nin anlayamayacağı diyaloglar az da olsa vardı. Ancak müzikler ve kostumleri saskınlıkla izledi.

Bir sonraki ay yine Süreyya Operası'nda 'Fındııkıran' olacakmıs, görevliler Fındıkkıran'ın 3 yas icin daha uygun olacaginı söylediler. Biletler satısa cıkar cıkmaz alacagım: http://www.sureyyaoperasi.org


16 Ekim 2014 Perşembe

Yeni keşif: COURSERA: Online ve ücretsiz dünya standartlarında eğitim

Hala daha böyle bir sitenin varlığına inanamıyorum ve mutluluktan havalara uçabilirim!
Ben şu anda İstanbul Üniversitesi'nin Açık Öğr. Fakültesi'de Sosyoloji bölümü 3. sınıfta okuyorum. Hep içimde kalmıştı Sosyoloji, bir şekilde hayalimi gerçekleştiriyorum ve çok da şey öğrendim. 
Örgün öğretimde Üniversite hayatını tatmış biri olarak tabiki sınıf ortamının pek çok avantajı açık öğretimde yok... Bir de beni ekstra rahatsız eden, İstanbul Üniversitesi'nin yetersiz kaynak ve materyalleri. Çok fırın ekmek yemeleri gerek kaliteli eğitim standartlarına erişmek için. Yine de hiç bir şey yapmamaktan iyidir deyip ben kendime ne katarım ona odaklanıyorum.
Derken arkadaşım Coursera'dan bahsetti 'tam senlik' diye. Sadece benlik değil tabi 'hepimizlik' :)
Dünyanın çeşitli ve iyi Üniversiteleri'nde çalışan hocalardan bazıları Coursera'da size seçtiğiniz bir dersi anlatıyor. Türkiye'den de KOÇ Üniversitesi var kaynak sağlayan.
Daha sonra seçtiğiniz derse göre değişen sürede gerekli eğitimi alıp (6-8 hafta çoğunlukta sanırım), online sınava giriyorsunuz ve sertifika bile alabiliyorsunuz.
Kurs sürecinde ilgili forumları takip edip, diğer kursiyerlerle ve belki hocayla konu hakkında tartışabilirsiniz bile!
Dersler İngilizce, ama şimdilik 10 ders için Türkçe seçeneği mevcut. Altyazı şeklinde bir destektir sanırım bu. 
Yine de heyecanla araştırmaya devam ediyorum, bir çılgınlık yapıp Coursera'dan 1 ders edineceğim sanırım. 
Başka ders seçen olursa haber etsin! ;)

www.coursera.org




15 Ekim 2014 Çarşamba

Beauty and the Beast / Zorlu PSM


Dün gece Zorlu/Performans Sanatları'nda harika bir Broadway müzikali izledik: Güzel ve Çirkin.
'Güzel'i oynayan kızın konuşma ses tonuna hayran kaldım. Müzikleri, dekoru ve sahne kıyafetleriyle enfes bir gösteriydi.
Zorlu'nun açılmış olmasına, -o kocaman, sevimsiz binasına rağmen- tek sevinme sebebim büyük gösteri salonu ve getirdiği müzikaller. 
Beauty and the Beast'i ben de görmek isterdim diyen öğrenci arkadaşlarım varsa  öğrenci biletleri etkinlik günü akşam seansı için 17:00-19:00 arasında gişeden satın alınabiliyormuş ve 20 tl.