24 Şubat 2012 Cuma

Van Gogh Alive sergisi

Minik bebeğim ve eski dostum Gözde ile hevesle düştük yollara Van Gogh Alive sergisi için.
Geziyi bilerek Perşembe gününe denk getirdik, hazır Karaköy'e kadar gitmişken bir de İstanbul Modern'i ücretsiz oduğu Perşembe günü gezelim diye.


Van Gogh sergisinin biletleri kapıdan alırsanız 15 TL, Biletix her zamanki gibi affetmemiş %20 sini kendine almayı hak görüp(!) 18 TL'ye satıyor. Biz haftaiçi gideceğimiz için h.sonu kadar kalabalık olmaz deyip kapıdan aldık.


Antrepo'daki etkinliklerde mekana girmeden önce bir sinirleniyorum, sebebi ise çöplük şekline dönmüş antika yük asansörlerini görevliler eşliğinde ve görevlileri bekleyerek kullanma grekliliği. Tekerlekli sandalyeli kişiler, bebek arabalı ebeveynler düşünülmemiş. Zaten bebek arabası kullanırken kaldırımlarda, yollarda, merdivenli binalarda çok zorlandığım için, yürüme engeli olan arkadaşlara hayatın bu anlamda ne kadar zor olduğunu çok iyi anladım. Bu da apayrı bir yazı konusu!


Sergi mekanı Antrepo'nun 2. katı. Gün ışığından karanlığa giriyorsunuz ilk adımınızla. Gözünüz kamaştığı için ilk saniyeler bir şey görünmüyor. Bir kaç dakika sonra gözünüz alışıyor ve hangi duvara bakacağınızı şaşırıyorsunuz bir yandan fonda çok güzel klasik müzikler. İlk an çok etkileyiciydi.


Tahmini 20 dk. yada yarım saatlik bir projeksiyon gösterisi dönüyor sürekli çok büyük olan mekanın her duvarında ve sürekli Van Gogh'a ait bir şeyler görüyorsunuz. Düşünceleri var yazıyla, resimleri, el yazıları. Bir kaç sefer ise tüm mekanda aynı anda sadece yıldızlar yansıtılıyor projeksiyonla, güzel düşünülmüş ve o kısım da etkileyici.
Kötüydü niye gittim demiyeceğim ama (biraz fazla) eleştirilerim var.
  • Okul öğrencileri bienal, sergi, tiyatro, opera geziyorlar. Nereye gitsem her zaman kendilerine rastlıyorum. Organize etmiş okul yada öğretmenleri ve onlar da bir ders gibi gelmişler; harika bir etkinlik. Keşke böyle etkinlikleri belli gün ve saatte yapsalar. Mesela 'Salı öğleden sonra Antrepo'da okul günü var' gibi. Ben o gün kesin gitmem. Van Gogh'ta aydınlıktan karanlığa girer girmez minik ilkokul öğrencileri çığlık-kıyamet bağrışmaya başladılar. Anne babasıyla gelse muhtemelen o tepkiyi vermeyecek, kalabalık arkadaş gurubuyla olunca -hepimiz yaptık- bir heyecan oluşuyor tabi. O sırada içerideki diğer günahsız herkesin dikkati dağılıyor.
  • Mekan soğuk, içeride üşüyebilirsiniz yani yanınıza palto alın yada üstünüzü kalın giyinin MArt ayı boyunca da öyle olacaktır.
  • Kalsik bir resim sergisi gezerken etraf sessizdir, insanlar alçak sesle konuşur birbiriyle. Tabi burası karanlık, bir de arkadan müzik çalıyor ya; Cafe misali bir uğultu var içeride hatta uğultu tam tanımlamaz gürültü var. Keşke sadece müzik sesi olsaydı, ben dahil kimde konuşmasaydı daha etkileyici olurdu.
  • Reklamları ile sergi birbirinden farklı. Sergi çıkışında bir stüdyoda sizi 'Arles'te bir oda' tablosunun içindeki sandalyede otururken çekiyorlar, onu da sergi reklamı olarak yayınlıyorlar. İnsanların algısı ve gerçek birbirinden farklı.
  • Ayakta geziyosunuz, duvarlara yakın durma serbestliğiniz var, bu sefer uzakta duran kişi baktığı duvarın bir kısmında sizi, kalan kısmında projeksiyondan yansıyanı görüyor. Sergi gezen kişiler belli bir noktadan baksaydı daha güzel olurdu.
  • Neden sinema salonlarında gösterilmedi? Daha sessiz, konforlu ve amacına uygun olurdu bence. 

'Arles'te bir oda' benim en sevdiğim tablo, burada hakkında daha önce bir şeyler yazmıştım.
Aklımda tablo güzel haliyle kalsın istediğim için içine girip fotoğraf çektirmedim, pişman değilim :)
Marak edenler için o atraksiyonun fiyatı 15 TL.

Efe'nin mama suyu için küçük bir termos ihtiyacım vardı, bir de her gittiğim sergiden Efe'ye kitap alıyorum, anlaması için daha önünde bir kaç yıl var ama şu anda(6 aylık) göstersem de 15- 20 sn kadar:) bakıyor.

Bunlar haricinde klasik olarak magnet, Amerikan servis, not defteri, kitap, yastık gibi hediyelik eşyalar bulabilirsiniz sergi çıkışında.

Reklamı buradaki gibi ama geçrçeği reklamdan çok farklı!

7 yorum:

Biraz Şöyle Biraz Böyle dedi ki...

Sergi hakkında detaylı bir yazı okumayı bekliyordum bloglardan, sonunda geldi :) En kısa sürede gitmek gerek.

yaprak dedi ki...

Termosa bayıldım.Hediyelik eşyaların fiyatı nasıldı peki? Çok uçuk muydu?

Dışavurum dedi ki...

Evet Banucuğum, yine de görmek gerek.

Merhaba Yaprak, çok uçuk değildi ama ucuz da değil tabi :) Termos bardak 20 TL idi sanırım.

Adsız dedi ki...

Bugun gittim, tam tersi cook sicakti. İnanilmazdi!!! Muzik resim ve edebiyat içiçe, mutlaka gidin, görün, kendinizi birakin sanatin kollarina, büyülenin, kendinize gelemeyin...

Duygu Yaman dedi ki...

biz de mart ayi icinde gitmeyi planliyorduk haftasonu ama erken saatte:)iyi oldu yorjmlarini okumak;)eline saglik..

banyosuyu dedi ki...

aynen ben de gidenlerin yorumlarını bekliyordum.
iyi ki yazdın.
nisan ya da mayıs gibi düşünüyorduk biz de gitmeyi kızdan sebep.
okul çocukları konusunda çok haklısın ama maalesef heyecanlı olan birtek onlar değil.3-5 kişi toplandı mı seslerin desibeli hep artıyor nedense.

handan dedi ki...

iyiy günler ben ankarada'ki sergisine gitmistim termos aldım bir adet daha almak istiyorum nasıl alabilirim bilen var mı acaba?