14 Nisan 2011 Perşembe

You've got mail !

Yaratıklı, ucubeli her türlü yapaımı severek izlerim. Dizi olsun, kitap olsun, film olsun...
Şimdi hamileyim diye daha hafif filmler izlemek için çaba sarfediyorum.
Bir dizi romantik-komedi sınıfında film var elimde. Hemen hepsini şimdiye kadar hiç izlemedim.

Seriye ilk olarak Meg Ryan ve Tom Hanks’in “You’ve got mail”i ile başladım.

Filmin başlangıcında bir şehir yaşantısını anlatır gibi akıp giden basit ama eğlenceli görünümlü animasyonla neşelendim.

Sonra zayıflığını kıskandığım sevimli Kathleen Kelly (Meg Ryan) , sevgilisini sabah işe uğurlayıp heyecanla lap top’ının başına geçti, virrr vrrrrrr sesleriyle dial-up bağlantı sağolsun, 90’ların deyimiyle “net’e girdi” veeeee mail programından o beklediği(miz) ses duyuldu “you have got mail”!

Kiminle mailleştiğini filmi izlemesek de tahmin edeceğiz değil mi? Tabii ki Tom Hanks (Joe fox).
Birbirini hiç tanımayan bu ikili, kendilerini anlatırlar sanal dünyada hafiften birbirlerine, gündelik hayattaki telaşlarından bahsederler, kızdıklarında içlerini döker- fikir alışverişinde bulunurlar.

Biz biliyoruzdur ki bu iki insan dial-up bağlantı ile dost, gerçek ortamda ise düşmandırlar. Haydi buyrun biraz düşünelim ve dürüst olalım, şu anki aşk ilişkilerimizi topluma ve yetiştirlme koşullarımıza göre mi seçtik ve yaşıyoruz yoksa içimizden geldiği gibi mi? Aşk mı, o ne demek yahu da diyebilirsiniz- saygı duyarım :) Ben ve benim kuşağım, biz Y kuşağı (80’li yıllarda doğanlar) takdir edilmeyi biraz seviyoruz sanki, o sebeple işimiz, eşimiz toplumun onayladığı yada onaylayacağını düşündüğümüz özellikte olması muhtemeldir, kendimizden çok başkalarının ne dediğini önemseriz sanki he?

Woody Allen’ın bir çok filminde mimarisine yer verdiği New York’ta geçen hikaye, Meg Ryan’ın oturduğu apartmanın ön yüz görüntüsüyle ve karakterlerin evinin içinin sıcak döşenme şekliyle (bkz. zincirleme isim tamlaması) beni mutlu etti.

Müzikleri bana neşe verdi bi de, içim kıpır kıpır oldu.

He sonlara doğru içim bayılmadı mı, bayıldı. İzlememişim bunca yıl bir şey de kaçırmamışım noktasında, iyice gelmiş olan uykuma yenik düştüm.
Olsun iyidir, kafa yormaz, bünye sarsmaz, vakit geçirtir Hollywood tarzı klasik bir film.

Size önümüzdeki günlerde, beni hüngür hüngür ağlatan eski bir Türk dizisinden bahsedeceğim, kaç defadır izlerim her seferinde yazarında da, yönetmenine de, dizi müziklerini yapana da, oyunculara da hayranlığımın arttığı...

2 yorum:

Sinem Ergun dedi ki...

yazıların özlemişim kız:)
bencede romantik komediden şaşma buaralar, hem insanın uykusunu da getiriyor bak, beni de en çok gülümseten ve içimiz huzur dolduran Tom Hanksin Terminal filmidir, izlemediysen benim için izle derim:)

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Güzel seçim olmuş, gerçi biraz eski ama komik filmdir, Meg Ryan hala genç bu filmde :)