5 Kasım 2010 Cuma

Bu binalar hapşırdığınızda yıkılıyor, ha ha haaa hah hapşuuu!

Minicik bir velet iken bayılırdım iskambil kağıdından evler yapmaya.
Tıpkı Bryan Berg gibi, kendisi mimar ancak kulvarı farklı. İskambil kağıdından harikalar yaratıyor ammaaaa maddeci bir insan değil gözü anında kararıyor, atıveriyor şaheserinin üzerine karpuzları, hatta attırıveriyor başkalarına da, onca emeği anında yerle bir oluyor.

Bryan'ı kendime bu anlamda da yakın buldum, yıllarca itinayla tuttuğum günlüğümü 18 yaşında bir sobanın içinde cayır cayır yakıp, bundan psikopatça bir zevk almıştım :)

5-15 Ekim tarihlerinde Cevahir alışveriş Merkezi'nde imiş, iskambil kağıtlarıyla ve şovlarıyla tabi...
Ayasofya Camisini ve Galata Kulesini itinayla yapıp, itinayla(!) yıkmış.
Aşağıdaki videoda gösterisini izleyebilirsiniz, bu da kendisinin remi web sitesi : http://www.cardstacker.com


Bu Binalar Hapşırdığınızda Yıkılıyor!
TEB KOBİ TV.

8 yorum:

Sevil dedi ki...

çok güzel cevahire haftasonu mutlaka uğramalıyım :)
bu harika haber için teşekkürler arkadaşım ..

Dışavurum dedi ki...

Sevilciğim haftasonu olmayabilir, sanırım Ekim ayında oradaymış.

Sokak Kedisi dedi ki...

Kaçırmışız :(

Bizimkilerden en az 3-5 tanesi daha yapım aşamasında çaktırmadan olanca güçleriyle üflemiştir diye düşünüyordum ki hava akımına kapalı çalıştığını söyledi sunucu :)))

Dışavurum dedi ki...

hehehe :) Ben de gitsem adam arkasını döndüğümde üflerdim çaktırmadan söyliim, korumaları iyi olmuş :)

Ferda Türkmen dedi ki...

Ben yapım aşamasında bol bol ziyaret ettim kendisini.Şişlide çalışıp öğLe yemeklerinde cevahirde olunca denk geldim :)kendisi ve 2 yardımcısı ile camlı dikdörtgen bir alanda çalıştı buna rağmen yıkımlara şahit olduk. yaparken yıkıyordu ama camlı bölmenin arkasından onu izleyen insan yığınına rapmen bitirebilmiş. Yıkım aşamasını canlı göremedim ama tvden izlemiştim. değişik bir sanat :)

sophie'nin dünyası dedi ki...

saygıyla eğiliyorum, deliliğe sürükler beni böyle bir iş. nasıl bir sabır bu?!!

sophie'nin dünyası dedi ki...

yazıyla alakasız not:
şimdi bloguna tekrar bakınca fark ettim ki, iskambil kağıtlarının esrarını okuyorsun, ben bir ara bu kitabı çok okumak istemiş bulamamıştım, geçenlerde yine aklıma düşmüştü, "bak hala okuyamadın" demiştim kendi kendime.
çok sevindim şimdi burda görünce.
nasıl gidiyor, düşündürttüğü kadar güzel mi?

Dışavurum dedi ki...

Sophie'nin dünyası, kitaba dün başladım. Hemen de sağ tarafa fotosunu koydum :) Henüz 20 sayfa kadar okudum,o yüzden yorum yapamıyorum ancaakk bana bu kitabı arkadaşım 'en sevdiğim kitaptır' diye hediye etti. Hani ben de çok hevesle başladım, bu hafta biter diye düşünüyorum, onun için özel bir post hazırlamak istiyorum. Orada tekrar konuşalım bu konuyu :)

(Arkadaşım bu kitabı www.kitapyurdu.com'dan almış bu arada)