6 Kasım 2009 Cuma

En içten yetkili ağızdan 'grip' yazısı

Yav ne oluyor arkadaşlar ? Bir paranoya , bir korku sinsilesi ... Sanki bugüne kadar senatoryumda hiç hasta olmadı , hiç grip ilacı kullanmadık , yatak döşek yatan kimse olmadı gripten.
Tamam bu sefer daha ciddi anladık , yiyelim sebzemizi meyvemizi,sıkı giyinelim ; üşütmeyelim (har bakımdan yani :)) Hasta olduğunu gördüğümüz kimse ile de dipdipe olmayalım sonrasında yapacak bir şey yok.
He siz beni dikkate almayabilirsiniz :), aşağıda yayınlayacağım yazı 04/11/09 tarihli Akşam Gazetesi'nde yayınlanmış olup , Kardiyolog DR.MURAT KINIKOGLU'ndan bizzat izin alarak burada sizlerle paylaşıyorum.

İŞTE O YAZI :

Geçenlerde bir hastamdan bana geçmeye çalışan bir 'domuz gribi virüsü' yakaladım. Daha önce hiç görmediğim için çok heyecanlanmıştım.


Kendisine gazetede bir köşem olduğunu, röportaj yapabileceğimizi söyledim ama kabul etmedi. 'Seni Ayşe Arman'a veririm, seks hayatını anlatmak zorunda kalırsın' tehdidinden sonra bülbül gibi şakımaya başladı. İşte domuz gribi virüsü ile yaptığım röportaj:

Neden size domuz gribi diyorlar?

10'uncu kuşaktan büyük dedem ailesiyle bir domuzda yaşıyormuş. Meksika'da ilkel bir çiftlikte sıkış tıkış yaşarken büyük dedem 'Yetti artık' deyip çiftlik sahibinin oğluna atlayıvermiş. İnsanlar bizi o günden sonra tanıdı. Sonra da biliyorsunuz ismimizi değiştirdiler.

Bu ismi beğendiniz mi?

Kesinlikle hayır. Bilim adamları H1N1 diyor ama halkımız benimsemedi. Biz domuz gribi ismini istiyoruz. Halkın benimsemediği bir ismi yaşatamazsınız. Gerekirse Cumhurbaşkanı'na çıkacağız.

3 SAATTE 2 MİLYON ÇOCUK YAPTIM

Kaç yaşındasınız?

Sizin zaman ölçünüzle 3 saat yaşındayım. Biz grip virüsleri çok hızlı üreriz. Ben 10 milyonluk bir ailenin en küçüğüyüm. Şu saate kadar

2 milyon çocuğum oldu. Birkaç saat içinde öleceğim ama ölmeden önce milyonlarca çocuk yapacağım. En büyük amacım kendi neslimin devamını sağlamak.

Aileniz kalabalık mı?

O kadar geniştir ki saymakla bitmez. Siz insanların üzerinde yaşayanlarımızın dışında başta kuşlar olmak üzere kedilerde, maymunlarda kuşlarda yaşayan binlerce çeşit akrabamız var. Atalarım milyonlarca yıldır dünyada hüküm sürüyorlar. Bu yüzden son günlerde çıkardığınız yaygarayı bir türlü anlamıyorum? Sanki yeni ortaya çıkmışız gibi konuşuyorsunuz.

AŞIDA MİLYARCA DOLAR DÖNÜYOR

Bunun sebebi ne sizce?

Benden duymuş olmayın ama pis kokular alıyorum. Sizden birileri maddi menfaatleri için bizim gücümüzü abartıyor gibime geliyor. Hani şu 'aşı' meselesi, bu işte milyarlarca dolar dönüyor diyorlar.

Sizi yeryüzünden silmek istiyorlar, başarabilirler mi?

Sadece gülüyorum! Siz insanlar dünyada yokken bile biz vardık. Şimdi birkaç uyduruk ilaçla neslimizi ortadan kaldırabileceğinizi düşünüyorsunuz. İlaçlarınızın bizi tanımasını engelleyecek olağanüstü bir kamuflaj yeteneğimiz olduğunu unutuyorsunuz. Tamiflu'ya karşı hemen direnç geliştirdik. Hem birkaçımızı öldürseniz bile sağ kalanlarımız büyük bir hızla çoğalır. Bilim adamları (tabii bizimkiler) insan nesli ortadan kalksa bile bizimkinin devam edeceğini söylüyor.

Daha çok kimleri hasta etmeyi seviyorsunuz?

Bizim sizi hasta etme gibi bir amacımız yok, biz kendimize güvenle çoğalacak yaşam alanları arama derdindeyiz. Bu nedenle yaşam şansımız yüksek olan bağışıklığı düşük, iyi beslenmeyen, spor yapmayan, güneşlenmeyen, stres altındaki insanları seçeriz.

Bizden istediğiniz bir açılım var mı?

Size düşman değiliz. Aksine insanları severiz çünkü size muhtacız. Bize iyi bir yaşam ortamı sağlıyor, sıcak bir yuva, beslenmemiz için gıda veriyorsunuz. Haklarımızı verin yeter.

EVHAMLI ANNELER İŞİMİZE YARIYOR

Nasıl yani?

Laf aramızda sizin vücudunuzda hoşumuza gitmeyen

birkaç şey var. Bir kere yüksek ateşi hiç sevmeyiz, ateşiniz çıkınca bizim hareket ve çoğalma kabiliyetimiz azalıyor, sizin savunma hücreleriniz ise sıcak havada daha iyi savaşıyorlar. Sağolsunlar evhamlı anneler çocuklarına ateş düşürücü vererek bize çok yardımcı oluyorlar. İkinci hoşumuza gitmeyen şey; vücudunuzda yaşayan diğer bakteriler.

Onlar bizim yerleşmemize, yiyeceklerini paylaşmamıza izin vermiyorlar. Neyse ki sizler gereksiz yere antibiyotik alarak bizim düşmanımız olan bakterileri öldürüyorsunuz, böylece meydan bize kalıyor, istediğimiz kadar çoğalıyoruz.

Biz binbir suratız yakalayamazsınız!

Sizi aşı ile yok etme planları var.

Aşı mı? Biz o kadar büyük bir aileyiz ki bize karşı etkili bir aşı bulmanız imkansız. Binbir surat gibi devamlı şekil değiştiririz. Hangi birimizi yakalayacaksınız?

Bir vücuttan diğerine nasıl gidiyorsunuz?

Sizleri hapşırtıp öksürterek.

SİZ HAPŞIRDIKÇA BİZ YAYILIYORUZ

Nasıl yani?

Sizin hastalık belirtileri dediğiniz şeyler aslında bizim yayılma stratejilerimiz. Sabahtan beri öksürüyorsun, farkında değil misin? Biraz önce hapşırdın. Burnun da akıyor...

Yani?

Seni hapşırtan ve öksürten benim. Amacım havaya yayılan partiküller ve burnundaki salgıyla etrafa yayılmak. Yeni kurbanlarımızı böyle buluyoruz. Hapşırmazsan, burnun akmazsa, mendil kullanırsan, elini yıkarsan başka vücutlara geçmem zorlaşır.

HATA YAPMAYIN 6-7 GÜNDE GİDELİM

Bizi öldürmeye niyetlisiniz demek?

Biraz önce söylemiştim. Sizi öldürürsek kendi geleceğimizle oynamış oluruz. Evet, size biraz rahatsızlık veririz ama bir yanlış yapmazsanız 6-7 gün en fazla 10 gün içinde çekip gideriz.
Kaynak.

3 yorum:

iklim dedi ki...

bu kadar güzel anlatan bir sağlık yazısı okumamıştım,paylaştığınız ve herşeyden önemlisi evhamlarımı komikleştirdiğiniz yazı için teşekkürler

sedasolar dedi ki...

:) :) Teşekkürler İklim ,
Ben yukarıda yazmayı unuttum (sanki ekleme yapamıyorum :) , el yıkamak ve hani şu anti bakteriyel jellerden de kullanmak faydalı olur diye düşünüyorum.
Doktor Bey'e halal olsun , çok güzel anlatmış gerçekten.
Devamını beliyoruz ...

iklim dedi ki...

ya zaten kolonya ve antibakteriyel sabunla geziyorum.öğretmen olunca başka çare kalmıyor:)